(Minghui.org) Ben kuaförlük sektöründe çalışan biriyim. Evlendikten sonra ticaret dünyasına atıldım; gelinlik kiralama, gelin arabası süsleme, gelin başı, makyaj vb. gibi düğünle ilgili her türlü hizmeti veriyordum. Mağazamda kozmetik ve örgü ürünleri gibi çeşitli şeyler de satıyordum. O dönem oldukça becerikliydim; işlerim çok iyiydi ve kazancım yüksekti.
Fakat yıllar süren yoğun uğraşlar bedenimi ve zihnimi bitkin bir hale getirdi. Şöhret ve kazancın içinde adeta debeleniyordum. 33 yaşındaydım, aşağı yukarı 50 kilo civarındaydım ve pankreatit, gastrit, mide sarkması, kulak çınlaması, baş ağrısı, sinir zayıflığı, romatizma, alerji, soğuktan kaynaklanan cilt yaraları, jinekolojik rahatsızlıklar, uykusuzluk, anemi, baş dönmesi vb. birçok hastalıktan muzdariptim. Çektiğim acılar tarifsizdi. Hem Batı tıbbı hem de Çin tıbbıyla tedavi olmama rağmen hiçbiri kalıcı çare olamadı.
Neyse ki 1999 yılının Şubat ayında Falun Dafa’yı uygulamaya başladım. Uygulamaya başlayışımın ilk ayı içinde tüm hastalıklarım yok oldu. Yürürken adeta uçuyor gibi hissediyordum, ruhen çok rahat ve mutluydum. İnsanlara iyi davranmaya, sektörümdeki meslektaşlarımla çekişmemeye ve şöhret-kazanç hırsını bırakmaya başladım. Alışverişte adil davranıyordum, Doğruluk, Merhamet, Hoşgörü ilkeleri doğrultusunda yaşıyordum. Etrafımdaki insanlardan takdir gördüm. Onlar da bende Falun Dafa’nın güzelliğini gördüler, huzurlu ve mutlu bir aile yaşamım olduğunu gördüler, dürüst karakterimi ve tavrımı fark ettiler.
Shifu’nun öğretilerini takip ederek, kendi iş ortamımı Dafa’yı doğrulamak için kullanmaya çalıştım, insanlara iyilikle davrandım, ticarette kimseyi aldatmadım, zarara uğratmadım, daima adil davranmaya özen gösterdim. Kalbimi doğru yolda tutmaya çalıştım.
Bir defasında toptancıdan mal alıp döndükten sonra, çantamda fazladan on şişe pahalı kozmetik ürün olduğunu fark ettim. Hemen içimden, “Ben bir Falun Dafa uygulayıcısıyım, bu haksız kazanca asla göz dikemem. Aksi takdirde başkalarının hakkını yemiş olurum” diye geçirdim. Shifu’nun öğretileri gözümün önüne geldi, menfaat düşüncemi bıraktım ve fazla kozmetik ürünlerinin bedelini tam maliyet fiyatıyla, kuruşu kuruşuna toptancıya iade ettim. Mal sahibi bu davranışım karşısında çok duygulandı, bana defalarca teşekkür etti. Ona “Ben Falun Dafa uygulayıcısıyım” dedim. Eve dönerken kalbimde bir hafiflik, büyük bir sevinç vardı. Nasıl iyi bir insan olunması gerektiğini bir kez daha anlamıştım. Eskiden bencil, kavgacı, öfkeli biriyken, bugün başkaları için fedakarlık yapabilen bir insana dönüşmüştüm. Bu dönüşümümü tamamen Falun Dafa’ya borçluyum.
Buna benzer şeylerle uygulamamda sık sık karşılaşıyordum. Bir keresinde dükkanıma sık sık gelip dondurma satın alan bir çift yine gelip toptan alışveriş yapıp ayrıldıktan sonra aldıkları on küsur kutu kremalı dondurmanın parasını hesaplamayı unuttuğumu fark ettim. İçimden şöyle düşündüm: "Doğruluk, Merhamet ve Hoşgörü ilkelerine göre davranmalıyım. Yaptığım her şeyde önce başkalarını düşünmeliyim. Bu çift her gün sabahın erken saatlerinden akşam geç saatlere kadar çalışıyor, para kazanmak onlar için kolay değil. Hemen arayıp haber vermeliyim."
Sonra telefonu açıp durumu açıkladım: "Burada sizin aldığınız ondan fazla kutu kremalı dondurmanın parasını almayı unutmuşum." Ancak karşı taraf hemen şöyle cevap verdi: "Biz hep adet üzerinden hesap yapıyoruz ve parayı yüz yüze ödüyoruz; sizden fazla ürün almadık, bir hata olması mümkün değil." O an söylediklerimi yanlış anladıklarını fark ettim. Onlar benim kendilerinden fazladan para istediğimi sanmışlardı! Gülerek durumu tekrar, baştan anlattım. Bu kez ne demek istediğimi tam olarak anladılar ve çok sevindiler. Bana defalarca teşekkür edip iyi bir insan olduğumu söylediler. Ben de onlara şöyle cevap verdim: "Ben Falun Dafa’yı uyguluyorum. Shifu’muz bize Doğruluk, Merhamet ve Hoşgörü ilkelerine göre iyi bir insan olmamızı, her zaman başkalarını düşünmemizi öğretiyor. Falun Dafa uygulamıyor olsaydım, bugün böyle davranmazdım ve sizi arayıp bu durumu haber vermezdim."
Bu sözlerimi duyduktan sonra çift çok duygulandı. Bir sonraki karşılaşmamızda bana büyük saygı gösterdiler ve Falun Dafa uygulayanların gerçekten dünyadaki en iyi insanlar olduğunu söyleyerek beni takdir ettiler.
İnsanlar bu tür küçük ve sıradan sayılabilecek olayları görüyor ve bunlar kalplerine işliyor. Dafa uygulayıcılarında Falun Dafa’nın güzelliğini görüyorlar. Ben de Shifu’nun Fa’sının beni bencillik ve çıkarcılıktan nasıl arındırdığını, kozmosun gerçeğini anlamamı sağladığını ve xinxing’imi (karakterimi) yükselttiğini derinden hissediyorum.
Bir seferinde esnaf arkadaşlarımla öğleden sonra birlikte mal almaya gitmek üzere anlaştık. Fakat aynı sektörde çalışan Xiao Ge’nin soğuk bir yüz ifadesiyle, elektronik eşya satıcısı Xiao Li ile bir şeyler konuştuğunu, işaretleştiğini gördüm. Xiao Li beni arayıp “Abla, bu sefer gidemeyeceksin. Araç dolu, ne kadar para verirsen ver seni alamayız” dedi ve bu kez mal almaya katılamadım. O anda birden içimdeki rekabet duygusu kabardı. “Kesin Xiao Ge araya girip gitmemi engellemiştir” diye düşündüm. Öğle vakti araç geldi, pencereden bakarken, neşeyle gülen Xiao Ge ve Xiao Li’yi gördüm. İçimde rahatsızlık belirdi, fakat hemen aklıma “Ben bir uygulayıcıyım. Kendimi daha yüksek bir standarda göre yönetmeliyim, sıradan insanlar gibi davranamam” düşüncesi geldi. İçimde yükselen o his, Dafa’nın gücüyle anında eridi; sanki hiçbir şey olmamış gibi davrandım.
Aynı sektördeki komşum Xiao Ge, yan dükkanda çalışıyor. Onun dükkanında herhangi bir eksik olduğunda gelir, benden alır; ben de ona doğrudan aldığım maliyet fiyatı üzerinden veririm. Müşteriyi benim elimde yoksa onun dükkanına yönlendiririm ve asla onu zor durumda bırakmam. Zaman geçtikçe bu iyi niyetim onu da etkiledi. Kayınvalidesi de Dafa’yı uyguluyor. Falun Dafa’nın aydınlatıcı ışığı altında, ailelerimiz de çok iyi anlaşmaya başladı.
Telif Hakkı © 2025 Minghui.org'a aittir. Her hakkı saklıdır.
Kategori: Uygulama Yolculuğu