(Minghui.org) Biz dokuz uygulayıcıdan oluşan bir Fa çalışma grubu olarak kırsal bir bölgede birlikte Fa’yı çalışıp paylaşımlar yaparak uygulamamızda birbirimize destek oluyoruz. Yaş ortalamamız 70 civarında, içimizde 78 yaşında olan da var; bir uygulayıcı 50’li yaşlarda, ben ve C adlı bir diğer uygulayıcı ise 40’lı yaşlardayız. Her sene Minghui.org’un düzenlediği iki büyük makale çağrısına (makale sunumu veya deneyim paylaşımı için makale gönderme) yedi yıldır katılıyoruz. Bu süreçte, uygulayıcılar olarak makale yazmanın ne kadar önemli olduğunu gittikçe daha net anladık ve her sene bu makale faaliyetini değerli bir fırsat olarak görüyoruz.

Çin’de Çin Komünist Partisi’nin yürüttüğü birçok siyasi kampanya nedeniyle, grubumuzdaki altı uygulayıcı yeterli eğitim alamamış; ancak bu altı uygulayıcının samimi ve içtenlikle kaleme aldığı, yaşadıkları gerçek deneyimlere dayanan makaleleri, Minghui.org ve diğer Dafa sitelerinde yayınlandı. Bu da onlara büyük bir motivasyon ve özgüven kazandırdı. Bundan dolayı, son dönemde yaşanan zulüm ve zorlukları konu alan makale çağrılarına da aktif şekilde katılarak kendi uygulama deneyimlerini yazmak istediler. Onların bu çabası beni oldukça duygulandırdı ve takdir ettim. Minghui.org’da kısa süre önce yayımlanan “Haber ve Yazı Hazırlamadaki Zorluklarla Yüzleşmek—Çin’deki Uygulayıcılara Birlikte Çaba Göstermeleri İçin Çağrı” başlıklı makaleyi okuduktan sonra, editörlük yapan uygulayıcıların işinin ne kadar meşakkatli olduğunu daha iyi anladık. Her bir makaleyi hazırlarken çok titiz davranmamız gerektiğini de bir kez daha fark ettik.

Bu yılki “Dünya Falun Dafa Günü” makale çağrısı başladıktan sonra, kendi aramızda konuştuk; herkesin birlikte çalışıp birbirini destekleyerek makale kalitesini yükseltmesi ve editör uygulayıcıların iş yükünü azaltması gerektiği konusunda hemfikir olduk.

Uygulayıcı A ve Uygulayıcı B köyümüzdeki Fa çalışma gruplarından sorumlular. Ayrıca komşu köylere de gidip orada Fa çalışma grupları kurulmasına yardımcı oluyorlar. Bu yüzden, A ve B esas olarak diğer köylerdeki uygulayıcılardan makale taslaklarını toplama görevini üstlendiler.

Ben ve Uygulayıcı C ise grup içinde yaşça daha genç sayıldığımız için, okur-yazar olmayan veya yazı yazmada zorluk çeken uygulayıcıların makalelerini yazıya geçirmeye yardımcı oluyoruz. Ben hafta içi çalıştığım için sadece hafta sonları müsait oluyorum. Bu nedenle hafta içi C, komşu köylerdeki uygulayıcıların yazılarını toplayarak bana ulaştırıyor; hafta sonu ben de bizzat gidip ek makale ve taslakları topluyorum.

Dokuz kişi arasında sadece ben bilgisayarda yazı yazabiliyorum. Bu yüzden makaleleri bilgisayarla düzenleme görevi bana düştü; haliyle bu biraz yoğun bir iş. Neyse ki o da bir uygulayıcı olan annem lise mezunu, okuma-yazması çok iyi ve telaffuzu düzgün. Bu nedenle ona bir ses kayıt cihazı aldım. Bu cihaz internete bağlanmadan kaydedilen sesleri metne dönüştürebiliyor. Yani annem, uygulayıcıların makalelerini sesli okuyarak bu cihaza kaydediyor, cihaz metne dönüştürüyor. Sonra ben bu metinleri bilgisayarıma aktarıp düzenliyorum. Bu şekilde taslakları düzenlerken zaman kaybım epey azalıyor.

Annem ilk defa kendi makalesini sesli okurken, yazının bir bölümünde durakladı. Yaklaşıp baktığımda, el yazısının kendisinin bile okuyamayacağı kadar karışık olduğunu gördüm. Bu da sesli kayıt sürecini engelledi. Ona, “Bak, kendi yazdığının bile ne olduğunu çıkaramıyorsun. Başka uygulayıcıların makalelerini okurken de aynı sorun yaşansa, onlara ne kadar yük olur? Bu yüzden lütfen yazarken her karakteri anlaşılır şekilde yazmaya özen göster, diğer uygulayıcılara zorluk çıkarmayalım,” dedim. Annem de bunu kabul etti ve ders çıkararak sonraki makalelerinde daha temiz, anlaşılır bir el yazısı kullanmaya gayret etti.

Uygulayıcı D işini son derece ciddiyetle yapan birisi. Köyde muhasebecilik yapmış, çok titiz ve dürüst çalışmasıyla tanınıyor. Makalesini yazarken sayfaları düzenli ve numaralandırılmış bir şekilde kullanır; her sayfanın üzerine makale başlığını ve takma ad da ekler. Hatta bilmediği bir karakter veya kelime olursa mutlaka sözlüğe bakar. Bu sayede makalelerinde yazım hatası olmamasına büyük özen gösterir. Bu sene de kendisine, uygulayıcıların makalelerini format ve imla yönünden kontrol etme görevi verdim. Kendisi bu görevi severek kabul etti.

Geçtiğimiz yıldan bu yana, makalesini yazan uygulayıcı önce kendi makalesini Fa çalışma grubunda yüksek sesle okur. Diğerleri de dinleyerek cümlelerde akıcılık, olası yazım hataları veya doğru olmayan ifadeler hakkında görüş belirtir. Bu sayede hem makalenin içeriğini paylaşarak aramızda deneyim alışverişi yapıyoruz hem de düzeltmelerle makaleler daha temiz ve güçlü hale geliyor.

Bundan bahsederken aklıma iş hayatından bir örnek geldi: Bir keresinde ilçedeki eğitim danışmanlarından birisi bizi seminer için ziyaret etmişti. O tüm ilçe genelinde dönem sonu sınavlarının sorularını hazırlamaktan sorumluydu. Sınavlarda bir tane bile yanlış karakter ya da mantık hatası olmaması için çok dikkat etmek zorundaydı. Çünkü en ufak bir hata kamuoyunda olumsuz bir izlenim yaratabilirdi. Sınav kağıdını hazırladığında, eline alıp her kelimeyi ve noktalamayı tek tek yüksek sesle okuyarak defalarca kontrol ediyor, sonra da aynı işlemi ekip arkadaşlarına yaptırıyordu. Ancak tüm bu aşamalardan sonra sınavı çoğaltmaya gönderiyordu.

“Bir sıradan insan bile işindeki sorumluluk bilincinden dolayı hazırladığı metinlere bu kadar özen gösteriyorsa, bizim Dafa uygulayıcıları olarak, özellikle de deneyim paylaştığımız ve içinde Fa’nın gücünün de tezahür ettiği bu makaleleri düzenlerken çok daha dikkatli olmamız gerekmez mi?” diye düşündüm. Sonuçta sayısız ilahi varlık ve canlı bizim yazılarımızı takip ediyor; makalelerimizdeki ifadelerin temizliği, doğruluğu ve ciddiyeti çok önemli.

Bizim küçük Fa çalışma grubumuz, makale toplama, düzenleme ve son kontrollerde bu anlayışla hareket etmeye çalışıyor. Hepimiz “daha fazla emek vermeyi” bir prensip olarak benimsedik. Elbette hala birçok insani takıntımız var, ama kendimizi elimizden geldiğince düzeltiyor, Shifu’nun sözlerine kulak veriyoruz. Birbirimizi destekleyerek, bütünlüğü tamamlayan birer Dafa taneciği olmaya, Shifu’ya daha az sıkıntı vermeye, diğer uygulayıcıların işini kolaylaştırmaya ve “Dünya Falun Dafa Günü” makale çağrısını başarıyla tamamlamaya gayret ediyoruz.

Teşekkürler, Shifu!

Teşekkürler, uygulayıcı arkadaşlar!

[Uygulayıcılar arasındaki rasyonel paylaşım, genellikle sadece o andaki uygulama durumumuza ait anlayışımızdır. Amacımız, birbirimize iyi niyetle fikir vermek ve beraberce gelişim sağlamaktır.]