(Minghui.org) Eskiden insanlara zulüm hakkında gerçeği açıklamaktan korkardım. Zamanla bu korkuyu aşmayı başardım; konuşmaya cesaret edemeyen biriyken gerçeği açıkça ve kararlılıkla anlatabilir hâle geldim. Bu süreçte xinxing’imde gelişti.

Korkuyu Yenmek

Çin Komünist Partisi (ÇKP) tarafından gözetim altında tutuluyordum. 610 Ofisi, polis karakolu ve devlet kurumlarından görevliler beni taciz etmek için defalarca evime geldi. Polis iki kez beni hapse göndermek istediği için evden ayrılmaktan başka çarem kalmadı. Kısa süreliğine ayrılmış olsam da bu durum beni psikolojik olarak etkiledi ve korkum çok arttı. Polis memurlarını veya polis arabalarını gördüğümde geriliyordum. Gerçeği açıklamak istediğimde çoğu zaman korkudan ağzımı bile açamıyordum. Henüz tek kelime etmeden kalbim küt küt atmaya başlıyordu.

İnsanlara zulüm hakkında konuştuğum için işimi kaybetmekten ciddi şekilde korkuyordum. Ancak bir Falun Dafa uygulayıcısı olarak bunun benim görevim olduğunu biliyordum ve korkunun xiulian yolumu engellemesine izin veremezdim. İlerlemeye devam etmeliydim.

Korkumu ortadan kaldırmak için doğru düşünceler gönderme çabamı artırdım. Hong Yin II kitabındaki “Korkacak Ne Var?”  şiirini tekrar tekrar ezberden okudum:

“Eğer korkuya sahipseniz,

sizden istifade edecektir.

Eğer düşünceler doğru ise,

şeytan çökecektir.

Bir uygulayıcının zihni,

Fa ile doludur.

Doğru düşünceler yollayın,

ve çürümüş şeytanlar dağılıp yok olsun.

Tanrılar dünyada yürüyor,

Fa'yı onaylatıyorlar.”

Korkumun giderek azaldığını, doğru düşüncelerimin ise güçlendiğini hissettim. Daha sonra yerel uygulayıcılarla birlikte dışarı çıkıp gerçeği açıklamaya başladım. Sonunda tek başıma da dışarı çıkabilir hâle geldim. Başlangıçta günde yaklaşık bir kişinin ÇKP’den ve ona bağlı kuruluşlardan ayrılmasına yardımcı oluyordum. Sonra bu sayı günde birkaç kişiye, bazen de bir düzineden fazla kişiye ulaştı.

Doktorum. Bu nedenle fırsat buldukça hastalarıma gerçeği açıklıyor ve onlardan ÇKP kuruluşlarından ayrılmalarını istiyorum. Servis vizitleri sırasında hastalara ve aile üyelerine gerçeği anlatıyorum. Doktorları olduğum için bana güvenmeleri ve bu kuruluşlardan ayrılmayı kabul etmeleri daha kolay oluyor.

Zulüm başladığında insanlar, ÇKP’nin Tiananmen Meydanı’ndaki kendini yakma olayına ilişkin uydurduğu hikâyeden çok korkmuşlardı. Konuyu tıbbi açıdan açıklayarak şüphelerini gidermelerine yardımcı oldum. Şöyle dedim: “Kendini yakma olayı, Falun Dafa’yı karalamak ve Çin halkını aldatmak amacıyla propaganda olarak uyduruldu. Videoda, Liu Siying adlı küçük kızın soluk borusuna delik açıldıktan hemen sonra şarkı söyleyebildiği görülüyordu. Tıbbi açıdan bu kesinlikle mümkün değildi. Soluk borusu vücudun çok hassas bir bölümüdür. Delik açıldıktan sonrasında, kişi iki yıl boyunca iyileşme süreci geçirse bile hâlâ normal şekilde konuşamayabilir. Oysa bu kız sadece iki gün sonra konuşup şarkı söyleyebiliyordu!”

Bunu hastalara, aile üyelerine ve hastaları ziyarete gelen kişilere açıkladım. ÇKP’den ayrılmayı reddedenlerin sayısı çok azdı. ÇKP’nin Dafa’yı karalayan yalanları dikkatle incelendiğinde ayakta kalamıyor. Sadece birkaç cümleyle insanların zihinlerindeki engelleri ortadan kaldırmak mümkün olabiliyor.

Eşim bir devlet görevlisiydi. Karaciğer kanseri, asit (karın boşluğunda anormal sıvı birikmesi), beyin nekrozu ve başka ciddi rahatsızlıkları vardı; kan kusuyordu. Devlet onun tedavisi için çok büyük miktarda para harcadı ve hastane beş kez kritik durum bildirimi düzenledi. Ölümün eşiğindeyken yeğenim ona Shifu’nun Dalian Şehri Fa derslerini dinletti. Mucizevi bir şekilde gözlerini açtı. Biraz pirinç lapası içebildi ve kısa süre sonra oturabilir, yataktan kalkabilir ve yürüyebilir hâle geldi. Yoğun bakım ünitesinden normal bir servise alındı ve bir aydan kısa süre sonra eve döndü. Yiyip içebiliyordu ve her şey yolundaydı. Gerçeği açıklarken bu örneği sık sık anlatıyorum ve çok etkili oluyor.

Gerçeği açıklarken konuları ayrıntılı ve eksiksiz anlatmamız gerektiğini fark ettim.

Hastanedeki herkes Dafa uyguladığımı ve iyi bir insan olduğumu biliyordu. Doktorlara, hemşirelere, geçici işçilere ve temizlik personeline gerçeği açıkladım. İstifa etmeden önce hastane müdürüne ve müdür yardımcısına da gerçeği anlattım. İkisi de memnuniyetle ÇKP’den ayrılmayı kabul etti.

Yıllar içinde başka birkaç yerde daha çalıştım. Nerede olursam olayım, insanlara zulmü anlatmaya çalıştım.

Bir Askerî Hastanede Gerçeği Açıklamak

Bir askerî hastanede kadın hastalıkları polikliniğinin yöneticisiydim.

ÇKP’nin Falun Dafa’ya yönelik zulmü orduda çok ağırdı ve Dafa uygulayan kişilerin orada çalışmasına izin verilmiyordu. Gerçeği açıklarken insanlar arasında ayrım yapmamam gerektiğini anladım. İnsanların kurtuluşuna yardımcı olmak, Shifu’ya destek olmak için sorumluluğumuzdu. Gerçeği öğrenmelerini engelleyen kötü unsurları ortadan kaldırmak ve gerçeği açıklayabileceğim bir ortam oluşturmak amacıyla doğru düşünceler gönderme çabamı artırdım. Fırsat buldukça hastalarla, askerlerle ve destek personeliyle konuştum.

Bir gün tıbbi asistanım içeri girdi, kapıyı kapattı ve alçak sesle şöyle dedi: “Müdürüm, birisi Falun Dafa hakkında insanlarla konuştuğunuzu ihbar etmiş. Haber hastane müdürüne kadar ulaşmış. Sizi ihbar eden kişi, ‘Orduda hâlâ Falun Dafa uygulayan biri nasıl olabilir?’ demiş. Müdür çok öfkelenmiş ve sinirle küfretmiş. Sizi işe alan kişiden sorumlu olan kişiyle konuşurken şöyle demiş: ‘Senden bir doktor bulmanı istedim, sen ise bir Falun Dafa uygulayıcısı bulmuşsun! Bu çok ciddi bir mesele!’”

Sakinliğimi korudum. Boş bir odaya giderek doğru düşünceler gönderdim. Shifu’dan beni güçlendirmesini ve bu engeli ortadan kaldırmasını istedim. Eski güçlerin insanları yok etmeye yönelik düzenlemelerini kesinlikle kabul etmiyordum. Kendi kendime tekrar tekrar şöyle dedim: “Ben Shifu Li Hongzhi’nin öğrencisiyim. Başka hiç kimsenin düzenlemelerini kabul etmiyorum. Shifu’dan durumu yönetmesini istiyorum.” Aynı gün durum değişti. İşe alım yapan başka bir kurum bana iş teklif etti; ben de hemen eşyalarımı toplayıp oradan ayrıldım.

Üç ay sonra hastane müdürünün ne yazık ki hayatını kaybettiğini duydum. Böylesine baskıcı bir ortamda ona gerçeği açıklama fırsatı bulamamış olmam çok üzücüydü.

Asistanımın Dafa’ya karşı olumlu bir tutumu vardı. Ben ayrıldıktan sonra başka bir hastaneye geçti ve kadrolu bir işe girdi.

Canlı Varlıkların Kurtuluşa Erindiğini Görünce Sevinç Duyuyorum

Bir gün yoğun kar yağarken işe gitmek için taksiye bindim. Şoför genç bir adamdı. Sohbet sırasında terhis olmuş bir asker ve ÇKP üyesi olduğunu öğrendim. Ona, “ÇKP’den ayrılmayı hiç duydun mu?” diye sordum. Duyduğunu ama henüz ayrılmadığını söyledi.

Ona Tiananmen Meydanı’ndaki kendini yakma olayının nasıl uydurulduğunu ve insanların neden ÇKP’den ayrılması gerektiğini anlattım. Şöyle dedim: “ÇKP’ye katıldığında yumruğunu kaldırıp hayatını komünizme adayacağına söz verdin. Şimdi felaketler her geçen yıl artıyor. İlahi varlıklar yakında bu kötü Partiyi ortadan kaldıracak. Sen de tehlikede değil misin? Bir an önce ondan ayrılmalısın.” Bana, “Teyze, lütfen benim adıma ayrılmama yardım et,” dedi. Ona bir takma ad kullanarak ÇKP’den ayrılmasına yardımcı olabileceğimi söyledim. “Gerçek adımı kullanmak istiyorum!” diye karşılık verdi.

Taksiden inip yürümeye başladığımda şoför camı açtı ve yüksek sesle, “Teyze, benim ayrılmama yardım etmeyi unutma!” diye bağırdı. Onun kurtuluşa ermesine yardımcı olduğum için çok mutlu oldum ve kalbim Shifu’ya karşı minnet duygusuyla doldu.

2024 yazında gerçeği açıklamak için bir kadın giyim mağazasına gittim. Mağazada biri mağaza müdürü olmak üzere dört çalışan vardı. Müdüre, “Kızım, sana daha önce ÇKP’den ve ona bağlı kuruluşlardan ayrılmaktan bahseden oldu mu?” diye sordum. Daha önce kimsenin kendisine bundan söz etmediğini söyledi. Ben açıklamaya başlayacakken arkasını dönüp diğer üç çalışana seslendi: “Hey, hepiniz buraya gelin. Teyze bize Falun Dafa’yı anlatacak.”

Bunun üzerine onlara Dafa’nın ne olduğunu, ÇKP’nin neden Dafa’ya zulmettiğini, kendini yakma olayının ardındaki gerçekleri ve insanların neden ÇKP kuruluşlarından ayrılması gerektiğini anlattım. Dafa’nın 100’den fazla ülkeye yayıldığını ve “Falun Dafa iyi, Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü iyi” sözlerini hatırlamanın insanlara bereket getireceğini söyledim. Dikkatle dinliyor ve sürekli başlarını sallayarak onaylıyorlardı. Sonunda, “Teyze, artık anladık. Lütfen bizim de ayrılmamıza yardım et,” dediler.

Ayrılmadan önce her birine gerçeği açıklayan bir kitapçık ve bir tılsım verdim. Bana, “Teyze, bizi sık sık ziyarete gel. Seni dinlemeyi çok seviyoruz,” dediler.

Yıl sonunda gerçeği açıklayan takvimler hazır olduğunda bunları dağıtmak için dışarı çıktım. Kadın giyim mağazasının önünden geçerken içeri girdim. Çalışanlar beni görünce çok sevindiler. “Teyze geldi! Hemen içeri gel,” diyerek beni karşıladılar ve oturmam için yer gösterdiler. Onlara gerçeği açıklayan takvimlerden ve başka materyallerden verdim. Sevinçle, “Teyze bize her zaman güzel şeyler getiriyor,” dediler.

Bunca yıldır Shifu’nun birçok insanı kurtarmasına yardımcı olmuş olsam da hâlâ gerçeği bilmeyen o kadar çok insan olduğunu hissediyorum. Herkesin gerçeği anlayıp kurtuluşa ermesini diliyorum. Aynı zamanda kendi xiulian uygulamamda henüz bırakamadığım birçok insani takıntım olduğunu da hissediyorum. Gayretle xiulian uygulamaya ve Shifu ile birlikte gerçek asıl geldiğim yere dönmeye kararlıyım.

Orijinal Çince makale