(Minghui.org) Selamlar saygıdeğer Shifu’yu! Selamlar uygulayıcı arkadaşlarım!

Minghui.org tarafından düzenlenen yıllık Çin Fa Konferansı’na katılmaktan onur duyuyorum. Xiulian deneyimlerimden bazılarını uygulayıcı arkadaşlarımla paylaşmak istiyorum.

Shifu şöyle diyor;

“İnsani düşünce üstün geldiğinde, o kişi insanlığa doğru ilerler; tanrısal düşünce ve kişinin doğru düşünceleri üstün geldiğinde ise tanrısallığa doğru ilerler.” (2005 San Francisco Konferansında Fa’nın Öğretilmesi)

Benim anlayışıma göre, xiulian yolunda sürekli olarak insani düşünce ile tanrısal düşünce arasında bir seçim yapıyoruz.

Eğer Fa’yı iyi çalışmışsam, xiulian konusunda nispeten gayretli olmuşsam ve güçlü doğru düşüncelerimi korumuşsam, aniden çatışmalarla ve sınavlarla karşılaştığımda tanrısal düşüncenin bana rehberlik etmesine izin vermem daha kolay oluyor. Aksi takdirde düşüncelerim kolayca Fa’dan uzaklaşıyor ve insani düşünce beni Fa’nın gereklerine uygun olmayan şeyler yapmaya yönlendiriyor.

Aile İçindeki Çatışmaların Ortasında Xiulian Yapmak

Evim kendimi en rahat hissettiğim yer. Ancak bir şekilde, birçok çatışmanın da ortaya çıktığı yer yine burası.

Eşim ve ben ikimiz de Falun Dafa uygulayıcısıyız. Ancak çoğu zaman Fa’yı kendimi geliştirmek yerine eşimi yargılamak için kullandığımı fark ediyorum. Koşulsuz olarak içime bakıp kendi eksikliklerimi belirleyemediğimde çatışmalar daha da büyüdü ve ailemiz uzun süre sıkıntıların içinde kaldı.

Sürekli birbirimizin eksikliklerine odaklanıyor ve tıpkı sıradan insanlar gibi davranıyorduk. Farkında bile olmadan eski güçlerim düzenlediği yolu izledik ve uzun süre insani düşüncenin içinde sıkışıp kaldık.

Enerji alanımın kırgınlık ve kızgınlıkla dolu olduğunu açıkça hissedebiliyordum. Bunun yanlış olduğunu biliyordum ama kendimi bu durumdan kurtarmakta zorlanıyordum. Bu durum iki ya da üç yıl sürdü. Xiulian uyguladığım 20 yıl boyunca daha önce hiç böyle bir şey yaşamamıştım.

Fa’dan sapmış olan bu yanlış düşünce durumumu değiştirmeye karar verdim. Dafa kitaplarını okumaya, insani düşüncelerimi, takıntılarımı ve kavramlarımı belirlemeye, Fa’ya göre kendimi düzeltmeye daha fazla zaman ayırdım. Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü ilkelerine göre kendimi geliştirmek ve kötü şeyleri iyi şeylere dönüştürmek için çaba gösterdim.

Bir süre gerçekten xiulian uyguladıktan sonra zihnim yavaş yavaş sakinleşti. Geçmişte yaşadığımız çatışmalara dönüp baktığımda, bunların aslında Shifu’nun xinxing’imi geliştirmem için düzenlediği fırsatlar olduğunu fark ettim.

Bundan sonra ne zaman bir çatışmayla karşılaşsam, önce kendimi inceleyerek nerede yanlış yaptığımı görmeye çalıştım. Böylece tanrısal düşünce üstün gelmeye başladı. Elbette her zaman hemen doğru davranmayı başaramıyordum ama sonunda tanrısal düşünce insani düşünceye üstün geliyordu.

Bir gün, sıradan bir konuşma sırasında kullandığım ses tonu ve tavrım beklenmedik bir şekilde eşimi öfkelendirdi. Yemek yerken bana karşı sert bir şekilde çıkışmaya başladı. Tamamen hazırlıksız yakalanmıştım. Ancak kendimi tutmaya çalıştım ve kendi kendime, “Ne söylerse söylesin, ona karşılık vermeyeceğim.” dedim.

Kendimi tutmayı başardım ama derinden incinmiştim. Yemeğimi aceleyle bitirip banyoya gittim. Gözyaşlarım durmadan akıyordu. Gözyaşlarımı sildikten sonra tekrar yemek odasına döndüm.

O sırada eşim işe gitmişti. Tek başıma otururken kendi kendime, “Birkaç söz beni nasıl bu kadar üzebilir? Bu gerçekten çok kötü.” diye düşündüm. Bu düşünce aklımdan geçer geçmez öfkem kayboldu ve kendimi sakin hissettim.

Shifu’nun şu sözleri aklıma geldi; “Bir vuruşta dört açıdan kazandınız.” (Zhuan Falun, Dördüncü Ders)

Kesinlikle! Eşime kırılmak bir yana, aslında ona teşekkür etmeliydim. Çünkü bana xinxing’imi geliştirme fırsatı vermişti.

Eşim işten eve döndüğünde, “Eğer bunu hâlâ kafandan atamadıysan, belki birkaç gün başka bir yerde kalmalısın.” dedi.

Ben de “Artık bunu aştım. Seni suçlamak bir yana, aslında sana teşekkür etmeliyim. Çünkü bana kendimi geliştirme fırsatı verdin.” diye karşılık verdim.

Bana baktı. Sanki alay edip etmediğimi anlamaya çalışıyordu.

Tekrar, “Gerçekten sana teşekkür ediyorum.” dedim.

Aslında o noktada, kendimi bu kadar haksızlığa uğramış hissetmeme neden olan takıntılarımı henüz derinlemesine incelememiştim. Eşimin hatırlatması sayesinde sonunda iltifat duymaktan hoşlandığımı fark ettim. Birisi benim düşüncelerime uymayan bir şey söylediğinde rahatsız oluyor ve onunla tartışmak istiyordum.

Kendimi ne zaman incinmiş hissetsem, sonuçlarını düşünmeden öfkemi dışa vururdum. Böyle anlarda bir uygulayıcı olduğumu tamamen unutuyordum. Düşünmeden konuşuyor, hatta karşımdaki kişiye saldırmak için çok ağır ve kırıcı sözler kullanıyordum. Büyük miktarda karma yaratmış olmalıyım. Her iki taraftaki azı dişlerim bile sallanmaya başlamıştı.

Bakış açımı değiştirmiş olsam da içten içe hâlâ karşımdaki kişinin haksız olduğunu düşünüyordum; sadece artık tartışmıyordum. Bu da Dafa’nın gereklerine uygun değildi.

Bu deneyimimi yazarken eşime yürekten, gerçekten minnettar olduğumu hissediyorum. Bu olay sayesinde hâlâ ne kadar çok eksiğim olduğunu fark ettim.

Bedenimiz Sıkıntılı Bir Durumdayken Tanrısal Düşünce Üstün Gelirse Ne Olur?

Fiziksel rahatsızlıklarla karşılaştığımda yaşadığım bazı deneyimleri paylaşmak istiyorum. Shifu bize uygulayıcıların hasta olmadığını söyledi. Benim anlayışıma göre, yaşadığımız belirtiler sayısız yaşam boyunca biriktirdiğimiz karmanın ortadan kaldırılmasının sonucudur. Bunlar aslında iyi şeylerdir. Elbette bu süreçte gerçekten fiziksel rahatsızlık hissediyorum. Ancak doğru düşüncelerimi güçlü tuttuğum ve bu yanılsamalara kapılmadığım zaman Dafa'nın mucizevi gücü kendini gösteriyor.

Yirmi yıl önce, sabaha karşı saat 4'ten kısa bir süre sonra idrarımı yapamaz hâle geldim. Karnım şişmiş ve gerginleşmişti, yüzüm ise son derece solgundu. Kendimi çok kötü hissediyordum. Sürekli tuvalete gidiyor ama bir türlü idrarımı yapamıyordum. Rahatsızlığa daha fazla dayanamayınca bir kliniğe gittim. Doktor, “Mesanenizde bir sorun var.” dedi. Bu sözleri duyar duymaz birden kendime geldim. Sıradan bir insan gibi düşünmeyi bıraktım ve oradan ayrıldım.

Saat 15.00 civarında ailemle birlikte doğru düşünceler gönderirken içimdeki tanrısal yön birden güçlendi. Kendi kendime şöyle düşündüm: “Bu kadar şiddetli acı çeken bedeni kendim olarak görmeyeceğim. Bırak acı çeksin. Ben doğru düşünceler göndermeye odaklanacağım.”

O anda bedenimin inanılmaz derecede büyüdüğünü hissettim ve ağrı hemen kayboldu. Tam o sırada idrarım gelmeye başladı. Hemen tuvalete gittim ve büyük bir rahatlama hissettim. Bu gerçekten de tanrısal düşüncenin insani düşünceye üstün geldiği, iyi ile kötü arasındaki bir mücadeleydi.

Bir keresinde, dişi sallanan bir uygulayıcının deneyimini anlattığı bir paylaşım yazısını okumuştum. Dişi düştüğünde hemen alıp eski yerine yerleştirmiş ve sağlam bir şekilde yerinde kalmasını söylemişti. Dişi tekrar düştüğünde yine yerine yerleştirmişti. Bunu birkaç kez tekrarladıktan sonra diş sonunda sağlamlaşmış ve bir daha düşmemişti.

Birkaç yıl önce, her iki taraftaki azı dişlerim sallanmaya başladı. Bu nedenle sert yiyecekleri yemek benim için zorlaştı. Dişlerimi fırçaladığımda diş etlerim ağrıdığı için o dişleri fırçalamaktan bile korkuyordum. Ben de yalnızca ağzımı suyla çalkalıyordum.

İçime baktım ve xiulian uygulamamda sorunlar olduğunu fark ettim. Konuşmalarıma dikkat etmemiştim ve yemeğe karşı güçlü bir takıntım vardı.

Daha derinlemesine düşündüğümde, birkaç yıl önce xiulian uygulamamda ciddi sorunların ortaya çıktığını fark ettim. Kendimi gerektiği gibi geliştirememem, ailemde sürekli çatışmalar yaşanmasına neden olmuştu. Zihnim kendi eksikliklerimi sorgulamak yerine başkalarının hatalarıyla ilgili düşüncelerle doluydu. Ne zaman bir çatışma yaşansa en ağır sözlerle karşılık veriyordum. Birisi benim düşüncelerime uymayan şekilde davrandığında, sonuçlarını düşünmeden öfkemi dışa vuruyordum. Bu davranışlarım her iki tarafı da incitiyor ve benim karma biriktirmeme neden oluyordu.

Bunun yanı sıra, sık sık başkalarının arkasından konuşuyordum. Bunlar Fa'dan ciddi sapmalardı.

Dişlerimde yaşadığım sorunların, xiulian uygulamamda bu konulardaki eksikliklerimin bir yansıması olduğunu fark ettim.

Eksikliklerimi fark ettikten sonra kendimi değiştirmeye ve xiulian'ı gerektiği gibi uygulamaya karar verdim.

Aynı zamanda sallanan dişlerime şöyle dedim: “Hepimiz Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü ilkelerine göre Fa'yı aktif bir şekilde özümsemeliyiz. Haydi, birlikte çalışalım. Dişlerim sağlamlaşacak, diş etlerim iyileşecek.”

Bir süre sonra sallanan azı dişlerimden biri dışında hepsi sağlamlaştı ve yeniden normal şekilde yemek yiyebilir hâle geldim.

Shifu bize içimize bakmak gibi değerli bir araç verdi. Zorluklarla karşılaştığımızda önce kendimizi inceleyerek eksikliklerimizin olup olmadığını görmeli ve bunları zamanında düzeltmeliyiz. Düşüncelerim Fa'nın gerekleriyle uyumlu olduğunda tanrısal düşünce ön plana çıkıyor ve ben de tanrısallığa giden yolda bir adım daha ilerliyorum.

Ayrıca fiziksel rahatsızlık yaşadığımda kendimden yüksek standartlar beklemeli ve zorluklara insani düşünceyle değil, tanrısal düşünceyle yaklaşmalıyım. Bu yaklaşım, çoğu zaman ne yapmam gerektiğini anlamama yardımcı oluyor.

Bunlar benim sınırlı anlayışlarım. Fa'nın gereklerine uygun olmayan bir nokta varsa lütfen nazikçe belirtin.

Teşekkür ederim Shifu! Teşekkür ederim uygulayıcı arkadaşlarım!

(Minghui.org'da yayımlanan 23. Çin Fa Konferansı için seçilmiş bir paylaşım)

Orijinal Çince makale