(Minghui.org) Fa öğretilerini ezberleme sürecinde, muazzam bir dönüşüm yaşadığımı hissettim. Dafa’nın ilkeleri sürekli olarak bana gösterildi, xinxing’im yükseldi ve bilgeliğim ortaya çıktı; bu, daha önce hiç yaşamadığım bir durumdu. Özellikle Buda Doğası’nı (Zhuan Falun II’de yer alan) ezberlediğimde, her gün bambaşka duygular yaşadım; sanki bir roket gibi hızla yükseliyordum. On bir gün içinde bu bölümü ezberlemeyi bitirdiğimde, kendimi gerçekten yeniden doğmuş gibi hissettim.—Makaleden bir alıntı.

***

Selamlar, Shifu! Selamlar, uygulayıcı arkadaşlar!

Kırsal bir bölgede doğdum. 65 yaşındayım ve 20 yılı aşkın bir süredir Falun Dafa uyguluyorum. Eskiden bir düzineden fazla rahatsızlığım vardı; ancak uygulama yapmaya başladıktan sonra tüm hastalıklarımdan kurtuldum ve artık kendimi hafif ve sağlıklı hissediyorum. Eskiden baskın ve bencil biriyken, şimdi özverili ve başkalarını düşünen birine dönüştüm. Kendimi geliştirmek ve takıntılardan kurtulmak, zaman zaman yüreğimi sızlatan bir süreç oldu.

Xiulian uygulama yolculuğumun her adımında Shifu bana rehberlik etti, beni kutsadı ve korudu. Beni asla terk etmediği ve her zaman yanımda olduğu için Shifu’ya minnettarım. Teşekkür ederim, Shifu!

Shifu’ya bir rapor sunmak ve uygulayıcı arkadaşlarla paylaşmak adına, 2018’den günümüze kadar olan uygulama deneyimlerimden bahsetmek istiyorum.

Yeni Bir Ortamda Xiulian Uygulamak ve Sıkıntılar İçinde İnsani Kavramlardan Arınmak

Çin Komünist Partisi (ÇKP) tarafından yasa dışı bir şekilde tutuklanıp dört yıl boyunca hapsedildikten sonra, 2018 yılında evime döndüğümde, xiulian uygulama ortamımın köklü bir biçimde değişmiş olduğunu gördüm. Uygulayıcı olmayan oğlum ve gelinim, Falun Dafa uygulamama karşı çıktılar. Diğer uygulayıcılar beni ziyarete geldiğinde bundan rahatsız oluyorlardı. İşlerimi halletmek için dışarı çıktığımda ya da bir uygulayıcı arkadaşımın evine gittiğimde beni gözetliyorlardı. Kendi kendime, "ÇKP’nin hapishanesinden yeni çıktım ama şimdi de ailem tarafından hapsedilmiş gibiyim" diye düşündüm. Onların beni kontrol etmesine izin veremezdim. Uygulayıcılar kendi çevrelerini belirleyen kişilerdir; bu durumu düzeltmeliydim.

Erkek kardeşim birkaç günlüğüne beni evinde kalmaya davet etmişti, ancak Çin Yeni Yılı yaklaştığı için evime geri döndüm. Gelinim beni görür görmez yüzü asıldı. "Uygulayıcı arkadaşlarından biri seni ziyarete gelmiş ama kapıyı kapatmadan çıkıp gitmiş. Isıtıcı donmuş, her yer su içinde kaldı! Yeni bir ısıtıcı 2.000 yuan’in üzerinde!" dedi. Kendi kendime şöyle düşündüm: Hapishanede o kadar çok zorluğa katlandım, ölümden kıl payı kurtuldum; eve döndüğümde ise duyduğum tek bir güzel söz bile yok. Üstelik iki banka cüzdanımın ve altın takılarımın da ortadan kaybolduğunu fark ettim. Oğlum, tasarruf hesabımdaki 20.000 yuan’i çekip harcadığını itiraf etti; gelinim ise hemen, paradan tek bir kuruşa bile dokunmadığı konusunda ısrar etti. Bir gün Shifu bana bir işaret verdi ve gelinimde tam da o bileziklerin ve kolyelerin olduğunu fark etmemi sağladı. Durumu anladım ve o andan itibaren bu konuyu bir daha dert etmedim.

Kocam hayattayken küçük bir restoran işletiyorduk. 2009 kışında lösemi nedeniyle vefat edince, oğlum ve gelinim restoranı işletmeye devam etmek istediler. O an hiçbir şey söylemedim. Konuyu, eşimin ailesi de dahil olmak üzere akrabalarla dolu bir odada konuştuk. Ben sessiz kalınca, kuzenim ve kayınbiraderim oğluma ve gelinime şunları söylediler: "Babanız vefat etti, annenizin hiçbir geliri yok, üstelik erkek kardeşiniz de henüz evlenmedi. Eğer bu restoranı işletmek istiyorsanız, annenize yıllık 10.500 yuan vermeye ne dersiniz? Eğer burayı kiraya verseniz, yıllık kira bedeli 20.000 yuan eder." Kabul ettiler, ancak aradan on yıldan fazla zaman geçmesine rağmen bana tek bir kuruş bile vermediler; ben de onlardan hiç istemedim.

Kendi kendime düşündüm ki, kazanın donması mutlaka o uygulayıcıyla ilgili olmayabilir; belki de başka biri kapıyı kapatmadığı için donmuştur. Bu kadarcık bir parayı harcamayı bile göze alamıyor musun? Seninle toplam maliyeti hesaplayacak olsam, bana 200.000 yuan’in üzerinde bir masrafa mal olurdu. Görünüşte onlardan para istememiştim; ancak hâlâ birtakım şeylere olan takıntılarımı bırakamamıştım. Bencilliğim ve şikayetlerim hâlâ oradaydı, ancak bunun farkında değildim.

Başka bir seferinde, yeğenim bana yeni bir çift ayakkabı hediye etmişti. Memleketime döndüğümde giymeyi planladığım için onları ayakkabılığa koydum. Giymek istediğimde ise yerlerinde yoklardı. Gelinime onları görüp görmediğini sorduğumda, ayakkabıları kendi annesine verdiğini söyledi. Hiçbir şey söylemedim ama içimden, "Kendi annene karşı evlatlık görevini yerine getirebilirsin, ancak benim ayakkabılarımı almamalıydın" diye düşündüm. Onunla tartışmayarak oldukça hoşgörülü davrandığımı sanıyordum. Ne var ki, içimde kırgınlık ve kıskançlık duyguları kabardı. Sonradan fark ettim ki, kendimi geliştirme fırsatlarından birini daha kaçırmıştım.

Çeşitli takıntılarımdan tam anlamıyla kurtulamadığım ve içime bakmadığım için, eski güçler ailemi kullanarak bana hem zihinsel hem de maddi açıdan eziyet etmeye devam ediyorlardı.

Oğlum, telefonu üzerinden çevrim içi kumar oynuyor ve tefecilerden borç alıyordu. Alacaklılar ödeme talebiyle evimize geldiklerinde, oğlumun 300.000 yuan’den fazla borcu olduğunu öğrendik. Borcun vadesi dolunca, borç miktarı çığ gibi büyüdü. Bu kadar parayı nereden bulacaktık?

Gelinimle bu konuyu konuştum: "Borcu ödemek için kendi hesabından para çekebilir misin? Daha sonra bunu birlikte çözeriz."

Gelinim bu tekliften hiç hoşlanmadı; oysa o dönemde hesabında 700.000 yuan’den fazla parası vardı. Şöyle dedi: "Eğer hesabımdaki parayı çekmemi istersen, bir binadan atlar ve ölürüm."

Başka çarem kalmadığı için eski evimi satmak zorunda kaldım. Ayrıca borcu kapatmak için 20.000 yuan nakit para ödedim. Kendi kendime, belki de geçmiş yaşamımda onlara bir borcum olduğunu söyledim. Ancak daha sonra bunun üzerinde düşündüğümde, aslında xiulian uygulamamdaki bir eksikliğin, eski güçlerin bunu fırsat bilerek bana maddi yönden eziyet etmelerine yol açtığını fark ettim.

Evimi satmak zorunda kaldığım için oğlum, gelinim ve torunlarımla birlikte yaşamak zorunda kaldım; bu durum, xiulian uygulamamı ve üç işi yapmamı daha da zorlaştırdı. Çok sıkıntı çektim. Bunun, kişisel çıkarlarıma duyduğum güçlü bağlılığın altında yatan asıl neden olduğunu fark ettim; sadece görevleri yerine getirmeyi, uygulamayla karıştırmış ve Shifu tarafından ayarlanmış olan yolda yürümemiştim. Shifu'yu hayal kırıklığına uğrattığımı hissettim.

Sonunda oğlum ve gelinimin işlettiği restoranda onlara yardım etmeye başladım. Bulaşık yıkamak ve çöpleri dışarı çıkarmak dahil, her türlü kirli ve yorucu işi yapıyordum. Ancak gelinim yine de her fırsatta hayatımı zorlaştırıyordu.

Bir gün gelinim, et suyunu bir kaseye koyup dışarı çıktı. Müşteriler geldiğinde, onlara yemek hazırlamak için o sıcak et suyunu kullandım. Geri döndüğünde, önce soğuk olanı kullanmadığım için beni eleştirdi. "Hangi kaseyi önce kullanmam gerektiğini söylememiştin; ayrıca her iki et suyunu da er ya da geç kullanmamız gerekecekti" dedim. Öfkeyle karşılık verdim: "Her gün bu kadar çok iş yapıyorum, buna rağmen hâlâ kusur buluyorsun. Komşulara bir bak; benim yaşımdaki hiç kimse benim kadar yorulmuyor!"

O ise şöyle cevap verdi: "Sen Falun Dafa uygulamıyor musun, iyi bir insan olmak istediğini söylemiyor musun? O halde tüm işleri yapmak zorundasın."

Gelinimi her zaman küçümsemiştim; o da buna karşılık beni küçümsüyordu. Daha da saldırganlaştı, parmağıyla beni işaret ederek şöyle bağırdı: "100 bin yuan’in yok mu? Git kendine bir ev al da orada yaşa!"

Şöyle karşılık verdim: "Bu evi ben inşa ettim; asıl taşınması gereken sizlersiniz. Üstelik eski evimi borçlarımı ödemek için sattım. Bu restoranı siz işletiyorsunuz ama bana kira ödemiyorsunuz; üstelik hem garsonluk hem de çocuk bakıcılığı yapıyorum. Bana para ödemediğiniz yetmiyormuş gibi, bir de ev almamı mı bekliyorsun? Bunu söylemeye nasıl cüret edersin?" Gelinim muhtemelen haksız olduğunu fark etti ve sustu.

Beni evden kovmasını hiç beklemiyordum. Son derece üzgündüm; altüst olmuştum. Öfkeme hâkim olamadım ve kavgacı yanım gün yüzüne çıktı. Bir uygulayıcı olduğumu unuttum ve kendi içime bakmadım. Sakinleştikten sonra, bu engeli bir kez daha aşamadığım, içimdeki şeytani doğanın dizginlenemez bir şekilde açığa çıkmasına izin verdiğim ve Shifu tarafından ayarlanan yol yerine eski güçlerin düzenlediği yolda yürüdüğüm için derin bir pişmanlık duydum.

Aslında gelinimin iyi yönleri de var. Örneğin, aramızda anlaşmazlıklar çıktığında kin tutmaz, sanki hiçbir şey olmamış gibi hemen konuyu geride bırakırdı. Fa’yı yeterince iyi çalışmadığımın, dolayısıyla kendimi gerçekten geliştiremediğimin farkındaydım. Alçakgönüllü değildim ve başkalarının beni eleştirmesine izin vermiyordum. Sorunları insani görüşlerle değerlendiriyordum. Hoşgörüm çok dardı ve merhametim yetersizdi.

Kendimi geliştirmeye ve karakterim üzerinde çalışmaya karar verdim; ancak zihnimi gerçek anlamda geliştirmek, son derece zor bir süreç oldu. Kendime, görüşlerimi değiştirmeyi, insani arzulardan vazgeçmeyi, karakterimi düzeltmeyi ve iyi yönlerimin öne çıkmasına izin vermeyi hatırlattım.

Fa’yı Ezberledikçe Görüşlerim Değişti, Aile Üyelerimin Tutumu da Onunla Birlikte Dönüştü

Minghui.org sitesinde, diğer uygulayıcıların Fa’yı ezberleme deneyimlerini paylaştıklarını görünce ben de ezberlemeye başladım, ancak bu hiç de kolay olmadı. Zhuan Falun kitabından 20 sayfadan fazlasını ezberleyemedim. Uygulayıcı arkadaşım Zhang, Zhuan Falun II’deki “Buda Doğası”nı (Zhuan Falun II )  ve “Fa'yı İzah Etmek”i (Daha İleri Yükselmeler İçin Esaslar l  )  ezberlememi önerdi.

Gün boyu çalıştığım için akşamları Fa’yı çalışırken sürekli uykum geliyordu. Bunun doğru olmadığını biliyordum ve bu durum beni çok kaygılandırıyordu. Zamanla olumsuz bir ruh haline büründüm ve kendimi çaresiz hissettim.

Bir gün Zhang beni ziyarete geldi ve hâlâ bir bilgisayar alıp almak istemediğimi sordu. Daha önceki bilgisayarım ve yazıcım, 2012 yılında Çin Komünist Partisi (ÇKP) yetkilileri tarafından zarar görmüştü. Ben de “Evet, almak istiyorum, lütfen bana yardımcı ol” dedim. Bir ay sonra, internet engelini aşarak yeniden çevrim içi olabildim. Web sayfasını açtığımda karşılaştığım ilk şey, merhametli Shifu'muzun fotoğrafıydı. Minnettarlık gözyaşları yanaklarımdan süzüldü. Avuçlarımı birleştirerek, hayatımı kurtardığı için Shifu’ya teşekkür ettim.

8 Mart 2019'da Fa'yı tekrar ezberlemeye başladım. Zhuan Falun'u  ezberleyebilmek için Shifu'dan yardım istedim. Ne kadar zor olursa olsun, onu ezberlemeye kararlıydım.

Her gün, bir ya da iki cümle bile olsa, öğretileri aksatmadan gayretle ezberledim. Bazen gece yarısına kadar çalıştığım halde tek bir bölümü bile tam olarak ezberleyemediğim olurdu; ancak benim için önemli olan miktar değildi; metni kelimesi kelimesine ezberlemek istiyordum. İlk ezberleme sürecini tamamlamam bir buçuk yılımı aldı; o günden bu yana ise Zhuan Falun’u toplam beş kez ezberledim. Ayrıca "Buda Doğası"nı ve "Fa'yı İzah Etmek”i de ezberledim.

Öğretileri ezberleme sürecinde, büyük bir dönüşüm yaşadığımı hissettim. Dafa'nın ilkeleri sürekli olarak bana gösteriliyordu, xinxing'im sürekli gelişiyor ve içimden bilgelik akıyordu; daha önce hiç deneyimlemediğim bir durumdu bu. Özellikle Zhuan Falun ll'deki "Buda Doğası”nı ezberlerken, her gün bambaşka duygular yaşadım; sanki bir roket gibi hızla yükseliyordum. On bir gün süren bu ezber sürecinin ardından, adeta yeniden doğmuş gibi hissettim. Olumsuz unsurların bedenimden uzaklaştığını; zihnimin berraklaştığını ve bedenimin hafiflediğini fark ettim. Shifu’nun bu olumsuz düşünceleri, insani takıntıları ve düşünce karmamı temizlememe yardım ettiğini anladım. Kendi kendime, "Shifu'nun bana rehberlik etmesi ne kadar harika bir şey. Teşekkür ederim Shifu!" diye düşündüm.

Fa'yı ezberledikçe, içe dönüp kendimi geliştirmem gerektiğini anladım. Eskiden Fa'yı hep başkalarını yargılamak için kullanır, kendimi ise hiç sorgulamazdım. Başkalarına her zaman insani düşüncelerle yaklaşır, en ufak bir eleştiride anında parlayıp tepki gösterirdim. İnsanları dinleyecek sabrım yoktu; onların davranışları benim düşünce ve görüşlerimle örtüşmediğinde, duygularını hiç önemsemeden herkesin içinde onları eleştirirdim. Şimdilerde ise bu olumsuz eğilimler giderek zayıfladı ve neredeyse tamamen kayboldu. Takıntılar ortaya çıktığında, artık onları anında kavrayabiliyor, onlardan etkilenmiyor ve derhal ortadan kaldırabiliyorum. Ayrıca, doğru düşünceler gönderirken ve meditasyon yaparken sakin duruma girebiliyorum.

Fa’ya odaklandıkça sabırsız ve huzursuz kalbim yavaş yavaş sakinleşti ve ruh halim daha istikrarlı ve huzurlu hale geldi. Fa’yı ezberden okumak bakış açımı değiştirdi ve Dafa’nın gücünü bizzat deneyimlememi sağladı. Fa’yı ezberden okumanın bu denli harika olduğunu daha önce hiç bilmiyordum. Tüm bunlar, Shifu'nun ve Fa’nın yüceliği sayesindedir.

Ailem ve arkadaşlarım da fiziksel ve zihinsel değişimlerimi fark ettiler; ailemde de değişimler oldu, özellikle de gelinimde. Bir keresinde, bir arkadaşına benden övgüyle bahsettiğini duydum: “Kayınvalidem sağlıklı, çalışkan ve iyi huylu biri. Yiyecek, giyecek ya da maddi şeyler yüzünden asla tartışmaz. Hatta kendi parasıyla bana doğum günü hediyeleri ve meyveler alır; torununa yiyecek ve kıyafetler alır ama kendine asla kıyafet almaz. Hep ikinci el kıyafetler giyer. Onu değiştiren şey Falun Dafa oldu. Bence Falun Dafa gerçekten çok iyi. Sadece bize karşı değil, akrabalarıma ve arkadaşlarıma karşı da çok nazik. Bencil değil, her zaman başkalarını düşünüyor.”

Ayrıca şunu da ekledi: “Eğer herkes Falun Dafa uygulasaydı, dünyada hiç kötü insan kalmazdı. O zaman Çin çok daha iyi bir yer olmaz mıydı?”

Gelinimin bunları söylediğini duyunca, geçmişteki hatalarımı aniden fark ettim. Aslında o, kalbimi geliştirmeme ve kendimi geliştirmeme yardımcı oluyordu. Ona nasıl kızabilirdim ki? Aksine, ona teşekkür etmeliyim. Shifu tarafından ayarlanan çatışmaların ve testlerin, kendimizi geliştirmemiz için birer fırsat olduğunu anladım! Başkalarıyla olan ilişkilerimizi doğru bir şekilde düzenleyerek, xinxing’imizi koruyarak ve hoşgörümüzü genişleterek, kendimizi gerçekten geliştirebilir, insani kavramlardan kurtulabilir ve tanrısal olana doğru ilerleyebiliriz.

Beni en çok mutlu eden şey, oğlumun ve gelinimin, müşterilerimize Falun Dafa ve yaşanan zulüm hakkındaki gerçekleri açıklamama artık karşı çıkmamalarıdır. Böylece, çalışırken Shifu'ya insanları kurtarmasına yardımcı olabiliyorum. Ailemle birlikteyken onlara da Falun Dafa’nın ne kadar harika olduğunu anlatıyorum. Örneğin, birlikte mantı hazırlarken, gerçekleri açıklayan yayınları açıyorum ki onlar da dinleyebilsinler. Yayınların içeriği oldukça kapsamlı. Oğlum, yayınları dinledikten sonra bazen şöyle diyor: “Anne, bu toplum çok karanlık. Falun Dafa ise çok iyi; onu gayretli bir şekilde uygulamalısın!” Artık ailemiz huzurlu ve herkes sağlıklı.

Gelinimin tüm akrabalarına, arkadaşlarına ve sınıf arkadaşlarına —yani ulaşabildiğim herkese— Falun Dafa hakkındaki gerçekleri anlattım ve onların Çin Komünist Partisi (ÇKP) örgütlerden ayrılmalarına yardımcı oldum. Bazıları bu sayede çeşitli kutsamalar elde ettim. Bazen restorandaki müşterilere gerçekleri anlatırken gelinim de bana destek oluyor. “ÇKP’deki üyeliklerinizi sonlandırmak iyidir, böylece güvende olursunuz!” diyor. Müşteriler genellikle hemen ayrılmayı kabul ediyorlar. Gerçekleri anlatan takvimleri dağıtma zamanı geldiğinde ise, “Anne, bana da birkaç takvim ver; arkadaşlarıma dağıtayım” diyor. Ne harika bir evlat! Bu, gerçekleri anladıktan sonra yaptığı iyi bir şey; aynı zamanda Falun Dafa’nın gücünün bir tezahürü.

Shifu'ya ve Fa’ya Sarsılmadan İnanmak ve Emekli Maaşımı Geri Almak

Hapishaneden ilk döndüğümde, ÇKP yetkilileri beni sürekli rahatsız ediyor ve Falun Dafa’dan vazgeçtiğimi belirten bir belgeyi imzalamam için baskı yapıyorlardı. Bunu reddettim; onlar ise sorun çıkarmak için birkaç günde bir evime gelmeye devam ettiler. Onlara Falun Dafa hakkındaki gerçekleri, iyileştirici ve sağlık üzerindeki mucizevi etkilerini anlattım. Genç bir polis memuru fotoğrafımı çekmeye çalıştığında onu durdurdum ve “Kişilik haklarımı ihlal ediyorsun; senin hakkında şikayette bulunacağım” dedim.

Gelinim, onların gitmeyi reddettiklerini görünce benim yerime imza atmaya çalıştı. “Annen bile imzalamıyor, sen kesinlikle imzalayamazsın” dedim. “Ben, Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü ilkeleri doğrultusunda iyi bir insan olmak için Falun Dafa uyguluyorum. Shifu bize her zaman başkalarını düşünmeyi öğretiyor. Hem başkalarına hem de kendime zarar verecek bir şeyi nasıl imzalayabilirim? Kim imzalarsa, zulme ortak olmuş olur.” İmza atmayacağımı anlayan görevliler oradan ayrıldılar.

Mart 2022’de bir sabah, adli personel ve yerel karakoldan polis memurları gelerek, şehir ve ilçe Siyasi ve Hukuki İşler Komitesi (PLAC) ile 610 Ofisi’nden yetkililerin o gün benimle görüşmeye geleceklerini bildirdiler. Onlarla karakolda mı yoksa evde mi görüşmek istediğimi sordular. “Ben yanlış hiçbir şey yapmadım, yasaları çiğnemedim ve hiçbir yere gitmiyorum” dedim. “Daha faydalı işlerle uğraşamaz mısınız? Beni rahatsız etmekten ve ailemin hayatına müdahale etmekten vazgeçin.”

Görevlilerden biri, “Öğleden sonra 13:30’da evinizde olacağız” diye yanıt verdi.

Onlar gittikten sonra kendi içime bakmaya başladım. Neden sürekli beni rahatsız ediyorlardı? Acaba bu, xiulian uygulamamdaki eksikliklerden mi kaynaklanıyordu? İçimde güçlü bir rekabet duygusu, ayrıca kızgınlık, kıskançlık, rahatlık arayışı, kendini gösterme arzusu ve kendini kanıtlama isteği olduğunu fark ettim. Ayrıca, beni rahatsız etmeye gelen kişilere karşı merhametim de eksikti. Hemen, bu olumsuz insani düşünceleri ortadan kaldırmak için doğru düşünceler gönderdim. Bu insani düşüncelerin, eski güçler tarafından dayatıldığını düşündüm. Bunları istemiyorum. Ben sadece Shifu tarafından ayarlanan yolda yürüyeceğim.

Doğru düşünceler gönderdikten sonra, Fa çalışmak üzere yaşlı bir uygulayıcı arkadaşın evine gittim. Yaşananları ona anlattığımda, “İşler o kadar basit değil. Hazırlıklı gelmişler. Hemen babanın evine gidip saklanmalısın” dedi.

Evimden ayrılmak istemediğim için şöyle karşılık verdim: "Babamın evine gitmeyeceğim. Başkasının evine gitmek, o kişi için sadece sorun yaratır. Babam 80 yaşın üzerinde; onu rahatsız edemem. Hiçbir yere gitmeyeceğim. Eğer gelirlerse gerçeği açıklarım; aksi takdirde hiç gelmesinler.”

O gün, Zhuan Falun kitabının altıncı dersini çalıştık. Fa çalışırken durumum özellikle iyiydi; çalıştıkça doğru düşüncelerim daha da güçlendi. İçimden bir ses, yetkililerin gelmeyeceğini söyledi. Eve döndükten sonra, ev işleriyle uğraşırken doğru düşünceler gönderdim. Tüm öğleden sonra bekledim ama gelmediler. Zulme dair o sahte görünüm, Shifu'nun kutsamasıyla ortadan kalktı.

Haziran 2023'te, yargı birimi ve polis merkezinden yeni görevlendirilmiş birkaç yetkili gelerek bir belgeyi imzalamamı istediler. İmzalamanın onlar için kötü olacağını söyleyerek reddettim. İmzalamadığım takdirde emekli maaşımı kaybedeceğimi söylediler. Kendi kendime, "Sizin söyledikleriniz değil, Shifu'nun söyledikleri geçerli" diye düşündüm.

Gerçekten de emekli maaşımı kestiler. Durumu sormak için önce yerel Sosyal Güvenlik ofisine, ardından ilçe Sosyal Güvenlik Bürosu'na gittim. Hapis cezası aldığım için bu haktan yararlanamayacağımı söylediler. Şöyle karşılık verdim: "Biz uygulayıcılar, Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü ilkelerine göre iyi insanlar olmaya gayret ediyoruz. Neden bu haktan yararlanamayalım? Ayrıca, bu para sizin tarafınızdan bana verilmedi; onu ben kazandım. Siz sadece geçici olarak onu elinizde tutuyorsunuz."

O sırada içim öfke ve rekabet duygusuyla doluydu; bu yüzden Sosyal Güvenlik görevlileri de kaba davrandı. Eve döndüğümde içime baktım ve üslubumun nazik olmadığını, merhametten yoksun olduğumu fark ettim. Takıntılarımı, kötü düşüncelerimi ve düşünce karmamı temizlemek için doğru düşüncelerimi güçlendirdim; ayrıca, ilgili Sosyal Güvenlik personelinin zulme katılımını engellemek adına onlara sık sık doğru düşünceler gönderdim.

Emekli maaşımı alma fikrinden yavaş yavaş vazgeçtim. Bir uygulayıcı arkadaşım, "Yani onu almayacak mısın?" diye sordu. Ben de, "Şimdilik ihtiyacım yok. Bırakalım benim yerime saklasınlar. Nasıl olsa bir gün bana verecekler" dedim. Fa çalışmamı, Fa'yı ezberlememi ve doğru düşünceler göndermemi yoğunlaştırdım. Bir Dafa uygulayıcısının yapması gereken üç işi yerine getirmeye devam ettim. Gece saat 23:00 veya 24:00 civarında, uyumadan önce doğru düşünceler gönderdim; sabah ise saat 3:00 veya 4:00 gibi kalkıp egzersizleri yaptım.

Bir de mucizevi bir olay yaşadım. Bir gün, egzersiz vaktim geldiğinde, tembellik edip rahatıma düşkünlük göstererek alarmı kapattım ve "Beş dakika daha uyusam da olur" diye düşündüm. Tam gözlerimi kapatmıştım ki, bir el pijamamdan yakalayıp beni yukarı çekti. Bunun, Shifu’nun beni kalkıp egzersiz yapmaya çağırması olduğunu anladım. Hemen ayağa kalktım ve içimden, “Teşekkür ederim Shifu! Hata ettim. Artık rehavete kapılmayacağım. Bir daha uyuyakalmayacağım" dedim.

Yoğun geçen günlerin içinde zaman hızla akıp gitti; üç yıl göz açıp kapayıncaya kadar geçti. Kasım 2025'te bir gün, Zhuan Falun kitabını okurken, "Sosyal Güvenlik ile iletişime geçme vakti geldi" diye bir ses duydum. Şaşırdım. Acaba Shifu, emekli maaşımı almam için bana yol mu gösteriyordu? Evet, çok uzun zaman olmuştu, diye düşündüm. Bu kez zihnim eskisinden tamamen farklıydı. Sadece, Shifu’nun bana bahşettiği bilgeliği kullanarak nasıl gerçeği açıklayabileceğimi ve bu insanları nasıl kurtarabileceğimi düşündüm. Her şeyi Shifu'ya bıraktım.

Sosyal Güvenlik Kurumu'na gitmeye karar verdiğim sabah, egzersizlerimi bitirip perdeleri açtığımda, dışarıda lapa lapa kar yağdığını gördüm. Dağ yollarında yaşıyoruz ve buraların araçla geçilebilir olup olmadığından emin değildim. Yine de yola çıktım. İstasyona vardığımda, gerçekten de otobüsler olduğunu ve bunlardan birinin ilçeye gittiğini gördüm. Otobüste yolculuk ederken, bir yandan Fa’yı ezberden okuyor, diğer yandan Sosyal Güvenlik personelinin ardındaki tüm kötü varlıkları ve unsurları ortadan kaldırmak için doğru düşünceler gönderiyor, aynı zamanda onların merhametli düşüncelere sahip olmalarını diliyordum. İki saat sonra istasyona vardım.

İlçeden tanıdığım bir uygulayıcı arkadaşım vardı; onunla birlikte Sosyal Güvenlik ofisine gitmeyi düşündüm. Ancak hepsinin Dafa’yı doğrulamakla meşgul olduklarını hatırlayınca, onları rahatsız etmemeye karar verdim. Fa’nın rehberliği varken korkacak ne vardı ki? Doğru düşünceler ve doğru eylemlerle, sadece yapmam gerekeni yapmam yeterliydi. Sosyal Güvenlik Bürosu’na vardığımda, görevliler benden mahkeme kararını ve tahliye belgesini istediler. “Mahkeme kararı size üç yıl önce gönderilmişti. Tahliye edildim; tahliye belgesinin ise artık bir hükmü kalmadı, çocuğum onu yırttı” dedim.

Bilgisayardan bilgilerimi kontrol ettiler. Bir görevli, “Mahkeme kararı burada görünüyor” dedi. Başka bir görevli ise belge yığınını incelemeye başladı. Birkaç kez karıştırdıktan sonra, “Gerçekten burada!” dedi. Neden hapsedildiğimi sorduklarında, onlara Dafa hakkındaki gerçekleri anlatmaya başladım. Bazılarının kendi oğlumdan bile genç olduklarını fark ettim. Onlara şöyle dedim: “Çocuklar, eğer Falun Dafa uygulamamış olsaydım, çoktan ölmüş olurdum. Doktorlar vücudumun baştan aşağı hastalıklarla dolu olduğunu söylemişlerdi. Bir aydan kısa bir süre uygulamaya yaptıktan sonra tamamen iyileştim. Bu harika bir şey değil mi?”

Hepsi sessizce dinledi; o an Shifu’nun yanımda olduğunu hissettim. Ayrıca onlara, sözde Tiananmen Meydanı’ndaki “kendini yakma” olayının bir düzmece olduğunu ve Falun Dafa uygulayıcılarının zorla organlarının toplanması da dahil olmak üzere, yürütülen zulmün gerçekleri anlattım. “Televizyonda yayınlananlara asla inanmayın. Kötülüğün ve yalanların, o iyi niyetli gözlerinizi bulandırmasına izin vermeyin” dedim. “Hepiniz gençsiniz; bakmakla yükümlü olduğunuz yaşlı anne babalarınız ve küçük çocuklarınız var. Ailelerinize karşı sorumlusunuz.”

Bir süre daha konuştuktan sonra, Sosyal Güvenlik görevlisi bilgisayar masasından kalktı ve şöyle dedi: "Teyzeciğim, endişelenmeyin; sizin için bu işi en kısa sürede halledeceğim. Tekrar gelmenize gerek yok. Biz doğrudan bulunduğunuz yerdeki Sosyal Güvenlik ofisiyle iletişime geçip işlemleri sizin adınıza tamamlayacağız."

Ben de, "Bu kadar nazik insanlar olduğunuz için teşekkür ederim. Size ve ailelerinize huzur ve mutluluk dilerim" diye karşılık verdim.

Eve döndükten sonra, yerel Sosyal Güvenlik biriminden aradılar ve aile kayıt belgem ile kimlik kartımın birer kopyasını getirmemi istediler. Gidip onlara tekrar gerçekleri açıkladım. Yerel Sosyal Güvenlik ofisi, paranın Mart 2026'da hesabıma yatırılacağını söyledi. O ayın sonunda kontrol ettiğimde, geçmiş üç yıla ait paranın iade edilmiş olduğunu gördüm. Doğru düşüncelerle gerçeği açıklamamı ve emekli maaşımı geri almamı sağlayan, teşvikleri, kutsamaları ve koruması için Shifu'ya minnettarım.

İnsanları Kurtarmada Shifu’ya Yardım Etmek İçin Diğer Uygulayıcılarla İş Birliği Yapmak

Dediğimiz gibi, "Kişinin çevresi karakterini şekillendirir." Biz insanların umuduyuz ve bölgemizdeki insanlar onları uyandırmak için yerel uygulayıcılara güveniyorlar. Materyalleri dağıtmak, gerçeği açıklamak ve Shifu'nun insanları kurtarmasına yardım etmek bizim tarihi misyonumuz.

Birkaç yıl önce, iki uygulayıcı ve ben akşam saatlerinde gerçeği açıklayan materyaller dağıtmak için onlarca kilometre uzaktaki bir köye gittik. Vardığımızda hepimiz bir sokağa ayrıldık ve her eve materyal dağıttık.

Yürürken ve materyalleri dağıtırken, ilerideki sokakta bir tartışma duydum. Uygulayıcılardan biri ve bir adamdı. Adam, “Hadi karakola gidelim” dedi. Kendi kendime şöyle düşündüm: "Bir uygulayıcı arkadaşım zor durumda. Ne yapmalıyım?" Bir uygulayıcı arkadaşımın işleri benim işlerimdir. Bunu duyduğuma göre yapmam gereken bir şey olmalı. İnsanların Dafa'ya karşı suç işlemesine izin veremeyeceğimi düşünerek, doğru düşünceler göndererek oraya koştum.

Yaklaştıkça biri uzun biri kısa iki adam gördüm. Uzun boylu olanı uygulayıcının materyal dolu çantasını tutuyordu ve onu bırakmıyordu. Daha kısa olan benim geldiğimi gördü ve şöyle dedi: "İşte başka bir Falun Dafa uygulayıcısı geliyor."

Yanına gittim ve "Merhaba kardeşim" diye selam verdim. Rasgele bir şekilde büyük bir kitapçık çıkardım ve şöyle dedim: "Bu kitabın ne kadar iyi olduğuna bir bakın - Tanrısal Olanın Lütfu. Gerçeği anlamak sizin umudunuz. Dafa'ya nazik davranmak size mutluluk ve huzur getirebilir. Lütfen kötü şeyler yapmayın çünkü bu sizin için iyi değil."

Aniden, "Eğer bu kadar yetenekliysen, git onlarla konuş" dedi. Arkama baktığımda küçük bir dükkân olduğunu gördüm. "Küçük dükkânlar çok kalabalık olur, cesaretimi sınıyorsun" diye düşündüm. Ben evrendeki en doğru şeyi yapıyordum. Shifu'nun korumasına göre korkacak ne vardı? Bu yüzden gittim.

Küçük dükkâna vardığımda içerisi yoğun bir dumanla doluydu. İçeride mahjong veya kâğıt oyunları oynayan ya da sadece öylece oturan yirmi-otuz kadar insan vardı. Onlara şöyle dedim: ”Herkese iyi akşamlar. Ben bir Falun Dafa uygulayıcısıyım; size güzellikler ve kutsama getirdim. Burada buluşmamız bir kader. Bu materyaller insanların kurtuluşu için hazırlandı. Bu soğuk havada onları size ulaştırmak istedik. Sizden hiçbir karşılık beklemiyoruz; tek dileğimiz, felaketler kapıya dayandığında güvende ve sağlıklı kalmanız. 'Falun Dafa iyi; Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü iyi' sözlerini daima zihinizde tekrarlayın; böylece tehlike anında hayatınız kurtulabilir."

Masalardan birinde oturan bir adam, "Her birimize birer tane ver!" diye seslendi. Masaları tek tek dolaşarak materyalleri dağıttım; hatta öylece oturanlar bile uzanıp birer tane aldılar. Beni ihbar etmeye niyetlenen iki kişi de birer tane aldı ve hemen açıp okumaya başladılar. Dükkân sahibi de bir tane istedi. Ayrıca oturup dinlenmem, bir şeyler yiyip içmem için bana bir tabure, biraz ekmek ve gazoz getirdi.

Dükkân sahibi, "Saat çok geç oldu. Lütfen burada kalın, yarın gidersiniz" dedi. Nezaketi için kendisine teşekkür ettim ancak buna gerek olmadığını, evime dönebileceğimi söyledim. Başlangıçta zulüm girişimi gibi görünen bir durum, Shifu’nun koruması altında iyi bir şeye dönüştü.

Anlatacak daha çok şeyim var ancak alan sınırlaması nedeniyle hepsini buraya yazamıyorum. Fa'yı düzenli olarak ezberlemeye ve kendimi gerçekten Fa'ya göre geliştirmeye başladığımdan beri, hayatımın çok daha huzurlu ve sorunsuz bir hâl aldığını hissediyorum. Şu an boş zamanlarımı Fa çalışarak, doğru düşünceler göndererek, gerçekleri açıklamak ve insanları kurtarmak için materyaller hazırlayarak geçiriyorum; ayrıca ev işlerine de vakit ayırabiliyorum.

Artık gayretli bir şekilde uygulama yapmanın önemini çok daha iyi anlıyorum. Sık sık içime bakıp ve Fa'dan saptığım noktaları anında düzeltiyorum. Karşılaştığım her çatışma ve aksilik, Shifu tarafından gelişmemiz için ayarlanmış birer fırsat.

Shifu'nun merhametli kurtarışı, kutsaması ve koruması için minnettarım. Üç işi iyi bir şekilde yapmak ve xiulian uygulama yolunda sağlam adımlarla ilerlemek için gayretle çalışmaya devam edeceğim.

Teşekkür ederim Shifu! Teşekkür ederim, uygulayıcı arkadaşlar!

(Minghui.org’da yayımlanan 2026 Çin Fa Konferansı için seçilmiş makale)

Orijinal Çince makale