(Minghui.org) 2002’de Dafa’yı uygulamaya başlamadan önce bel ağrısı, rinit, jinekolojik sorunlar, mide ağrıları ve kalp hastalığı dahil olmak üzere pek çok rahatsızlığım vardı. Sürekli işe gidemez oluyordum. Çok miktarda ilaç kullanıyordum ama sağlığım düzelmediği gibi iştahım daha da bozuluyordu. Depresyona girdim ve hayat hakkında kafam karıştı. Neden bu kadar çok çile çektiğimi sık sık sorguluyordum—ruhen savrulmuş gibiydim ve hatta neden hayatta olduğumu bile bilmiyordum. Her gün bir ebediyet gibi, acı verici bir mücadeleydi.

1998’de henüz 36 yaşındaydım ve sağlık sorunlarım yüzünden nadiren çalışabiliyordum. Ruhsal sıkıntı ve bedensel azap, yaşama isteğimi tamamen elimden aldı ve günlerce hıçkıra hıçkıra ağladım. “Eğer ölürsem, 11 yaşındaki kızım annesiz kalacak—ne kadar acınası!” diye düşündüm. Ölmektense sefil bir hayat yaşamaya katlanmanın daha iyi olduğuna karar verdim.

Yeni Bir Umut Bulmak

2000 yılında bir iş arkadaşım bana Zhuan Falun’un bir nüshasını ödünç verdi. Kitabı çok kıymetli buldum ve her gün okudum. Okurken üzerime sürekli bir uyku basıyor, durmadan uyuyakalıyor, sonra uyanınca okumaya devam ediyordum ve bu muhteşem kitabı üç günde bitirdim. O andan itibaren kaderim değişti.

Zhuan Falun’u okuduktan sonra, dev bir Buda’yı rüyamda görmeye başladım ve kendi bedenimin, Buda’nın ayak parmaklarından yüz kat daha küçük olduğunu görüyordum. Bu “minik ben” sürekli Shifu’yu arıyordu. Bu rüyayı aylarca gördüm ve Shifu’nun kurtarışını durmadan özledim. 2001’de Çin Yeni Yılı sırasında, yatağa yattığım anda karnımda bir şeyin döndüğünü hissettim. Bu mucizevi bir deneyimdi!

İş arkadaşlarımdan biri, benimle yaşıt olan Liang adlı bir Falun Dafa uygulayıcısıydı. 2002 baharında yanlışlıkla Dafa ile ilgili bir CD’yi yere düşürdü. Eğildim, yerden aldım ve ona uzattım. O da “Herkes ondan kaçıyor!” diye haykırdı. Şaşkın bir ifadeyle bana baktı.

O günden sonra, her gün Liang’ı bulup yanına gidiyordum. Falun Dafa’nın ne olduğunu sabırla anlattı, ama ben pek bir şey anlamıyordum. Sadece onun, “Falun Dafa xiulian’dır” dediğini hatırlıyorum. Ben de “Eğer altı ay içinde beni yönlendirecek bir Shifu bulamazsam, kesinlikle bunu uygulayacağım,” dedim.

Zaman su gibi aktı ve altı ay göz açıp kapayıncaya kadar geçti. Liang’ı buldum ve Falun Dafa’yı uygulamak istediğimi söyledim. Bana egzersizleri öğretmesini istedim. O da “Hua adlı bir kadını bul. Senin oturduğun apartmanda yaşıyor,” dedi.

İşten çıktığımda, bana doğru yürüyen bir kadın fark ettim. Ona, “Sen kesin Hua olmalısın. Liang beni seni bulmam için gönderdi ve egzersizleri bana senin göstereceğini söyledi,” dedim. Onu daha önce hiç görmemiştim; ama mucizevi biçimde sezgim onun Hua olduğunu söylüyordu. O da kabul etti. O andan itibaren hayatım değişti ve xiulian’a başladım.

Uygulamaya başladıktan bir haftadan kısa süre sonra bir sabah, hala yarı uykuluyken aniden büyük bir elin kalbimi sardığını hissettim. İrkilip baktım ve tavanda siyah-beyaz bir Falun’un döndüğünü gördüm. Shifu’nun bedenimi arındırdığını biliyordum.

Uygulamaya başladıktan bir ay sonra, kendimi tamamen farklı bir insan gibi hissettim. Bütün hastalıklarım yok oldu ve kendimi sağlıklı hissediyordum. Her gün gayretle Zhuan Falun çalışıyor, sevinç gözyaşları yanaklarımdan akıyordu. Hayatım sefil geçmişti, ama Dafa bana yeni bir yaşam vermişti. Açıklayamadığım bir coşkuyla doluydum. Karşılaştığım herkese, “Falun Dafa uygulamaya başlayınca hastalıklarım kayboldu!” diyordum.

Aileme Nezaketle Davranmak

Shifu, Zhuan Falun’da yalnızca egzersiz yapmakla yetinilmemesi gerektiğini; Doğruluk, Merhamet ve Hoşgörü’ye göre iyi bir insan olmaya da çabalanması gerektiğini söyler. Yaptığım her şeyde Shifu’nun öğretilerini izler, hoşgörü uygular ve her türlü kaybı kabul ederim. İş arkadaşlarım bana zorbalık yaptığında sakin ve sabırlı kaldım. Ailemdeki herkese de elimden geldiğince nazik davranmaya çalıştım.

Falun Dafa’yı uygulamadan önce kötü huyluydum ve akrabalarım dahil bana haksızlık edenlere içerlerdim. Örneğin annem küçük kız kardeşime iyi davranırdı ama bana davranmazdı; ona sık sık hediyeler verirdi, bense hiçbir şey almazdım. Onların yakın ilişkisini kıskanırdım. Dafa’yı uygulamaya başladıktan sonra kıskançlığı bıraktım ve anneme karşı evlatlık görevimi yerine getirir oldum. Annem gözyaşlarına boğuldu ve beni yanlış anlamış olmaktan pişmanlık duydu.

Annem yaşlandıkça kendine bakamaz hale geldi. Küçük erkek kardeşim artık onun yanında kalmasına izin vermedi, bu yüzden annem kendi evine dönmek zorunda kaldı. Akrabalarım ona bakmadı. Ona yemek pişirmeyi gönüllü olarak üstlendim ve aynı zamanda iki torunuma da baktım. Annemin evine yakın bir yer kiraladım ve iki yıl önce vefat edene kadar her gün ona yemek pişirdim.

Memleketimden bir akrabam arayıp, “Seni tamamen onaylıyorum, teşekkür ederim!” dedi. Ben bir Dafa uygulayıcısıyım ve her şeyden önce iyi bir insan olmalıyım. Dafa’yı uyguladığımı biliyorlar ve bencil bir insandan, başkalarını düşünen iyi bir insana dönüştüğümü görüyorlar; bunların hepsi Falun Dafa’nın gücü sayesindedir!

Kocam ailenin en büyük oğludur ve bir kız kardeşi ile bir erkek kardeşi vardır. Onlar kırsalda yaşar, ben ve kocam ise şehirde yaşarız. Kayınvalideme 66 yaşındayken Parkinson teşhisi kondu. Üç çocuğunun yaşlı annelerine bakma yükümlülüğü vardı ama hiçbiri istemedi. Böylece kocam onu bizimle yaşamaya getirdi.

Kayınvalideme büyük bir özenle bakıyorum. İlkbaharda taze sebzeler hem az bulunur hem de pahalıyken, onun iyi beslenmesi için elimden geleni yapıyorum. Kızım, “Anne, babaanneme bana davrandığından daha iyi davranıyorsun,” dedi. İşten çıktıktan sonra kayınvalidemi üç tekerlekli bisikletimle (o zamanlar çoğu evde banyo yoktu) halk hamamına götürürdüm. Bir gün ellerimi tuttu, ağlayarak, “Bana o kadar iyi davranıyorsun ki! Gazeteye söyleyeceğim!” dedi.

Ben de “Gerek yok. Falun Dafa’yı uyguluyorum. Shifu’m bana iyi bir insan olmayı öğretti. Sen sadece ‘Falun Dafa iyi, Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü iyi’ diye tekrarla,” dedim. Bana sıcacık bir ifadeyle baktı.

Kocam yüzüme karşı beni hiç övmez ama başkalarının yanında över. Bir keresinde kayınvalidem memleketine dönünce köylülere, “Gelinim öz kızım gibi!” dedi. Davranışlarım sayesinde köydeki herkes Falun Dafa’nın iyi olduğunu biliyor.

Orijinal Çince makale