(Minghui.org) Falun Dafa’yı uygulamaya Mayıs 1999’da başladım. Bundan sadece iki ay sonra, Çin Komünist Partisi (ÇKP) bu uygulamaya yönelik acımasız zulmünü başlattı. Grup halinde Fa çalışması ve egzersizler için kullandığımız ortam yok edildi. O zamanlar sadece birkaç uygulayıcıyı tanıyordum. Ancak tesadüfen bir uygulayıcı arkadaşla tanıştım. Birlikte geçirdiğimiz, kutsal bağımızı paylaştığımız ve değer verdiğimiz o anlardan birkaçını sizlerle paylaşmak istiyorum.
Sıradan Bir Adam
2020 yılının ilk ayında, “Wuhan virüsü” salgını (COVID-19) hızla yayılırken, şehrimde sıkı karantina önlemleri uygulandı. Yetkililer yolları kapattı ve konut komplekslerini ablukaya aldı. Ortam panikle doluydu ve insanlar sanki dünyanın sonu gelmiş gibi davranıyordu. Issız sokaklarda yürürken derin bir hüzün hissettim. Bir Dafa uygulayıcısı olarak şunu biliyordum ki,
“Sizin rol oynadığınız tek şey, yaşamları kurtarmaktır…” (Chicago Şehrinde Fa'nın Öğretilmesi)
Ama bu koşullar altında bunu nasıl yapabilirdim ki? O da bir Dafa uygulayıcısı olan kızım, birkaç büyük süpermarketin hâlâ açık olduğunu söyledi; ben de gidip bir bakmaya karar verdim.
Ay Yeni Yılı’nın dördüncü gününde büyük bir süpermarkete gittim. İçerisi soğuktu ve ürkütücü bir sessizlik hakimdi; çok az müşteri vardı. Süt ürünleri reyonuna doğru yürüdüm, alışveriş sepetime bir kutu süt koydum ve maskemin yerini düzeltmeye özen göstererek beni izleyen genç satış elemanıyla konuştum. Maske takmanın rahatsız edici olduğunu söyledim. “Pandemi bu kadar şiddetliyken başka çare yok,” diye cevap verdi.
Biraz daha yaklaştım, gülümsedim ve şöyle dedim: “Sizin için harika bir çözümüm var. ‘Falun Dafa iyi, Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü iyi’ sözlerini içtenlikle tekrarlayın. Ayrıca, Çin Komünist Partisi ve bağlı kuruluşlarından ayrılmak, sağlıklı ve güvende kalmanıza yardımcı olacaktır.” Konuşurken ona gerçeği açıklayan bir uğurluk uzattım. Uğurluğu aldı ve utangaç bir şekilde, Shifu’nun Zhuan Falun’daki (Dokuzuncu Ders, Zhuan Falun) öğretilerinden bir pasajı kastederek, kendisini “sıradan bir insan” olarak gördüğünü söyledi. Onun bir uygulayıcı olduğunu anladım. Gülümsedim ve “O zaman ‘sıradan bir insan’ olmayalım” dedim ve oradan ayrıldım.
Altı gün sonra, ailemle birlikte Fa’yı çalışırken, kızımın Zhuan Falun’daki şu pasajı okuduğunu duydum:
“Yüksek kaliteli biri Tao'yu duyduğunda onu azimle uygular. Orta kaliteli bir kişi Tao'yu duyduğunda onu bir uygulayıp, bir bırakır. Düşük kaliteli bir kişi Tao'yu duyduğunda ise kahkahalarla güler. Eğer bu kişi ona kahkahalarla gülmeseydi, o Tao olmazdı." (Dokuzuncu Ders, Zhuan Falun)
Shifu’nun sözleri zihnimde yankılanıyordu. Alçakgönüllülük mü gösteriyordu, yoksa gerçekten öyle mi düşünüyordu? Onu tekrar ziyaret etmek istedim.
Ertesi sabah süpermarkete geri döndüm. Beni uzaktan gördü ve, “Daha dün seni düşünüyordum, bugün karşımdasın! Dileklerim gerçekten de gerçekleşiyor,” diye seslendi. Yaklaştığımda fısıldayarak, “Haftalık Minghui’yi uzun zamandır okumadım. Kopyalarını alabiliyor misin?” diye sordu. Ona birkaç tane getireceğime söz verdim.
Eve varır varmaz, Haftalık Minghui’nin son sayısını indirip yazdırdım. Ayrıca onun için bir broşür ve el ilanı içeren bir gerçeği açıklayan materyal paketi hazırladım. Düzgünce paketlenmiş pakete bakarken derin düşüncelere daldım ve kendimi suçlama duygusuyla dolup taştım. Üç yıl önce, benim yaşlarımda başka bir uygulayıcıyla tanışmıştım. Bana sıcak bir şekilde, yakınlarda başka uygulayıcılar tanıyıp tanımadığımı, Haftalık Minghui’yi okuyup okumadığımı ve Fa çalışma grubuna katılıp katılmadığımı sordu. Yalnızca tatmin edici cevaplar aldıktan sonra ayrıldı; bir uygulayıcı olarak yapmam gerekeni yaptığımı düşündüm. Onunla karşılaştırıldığında, uygulamada aramızdaki fark çok büyüktü. Uzun yıllardır uygulama yapmama rağmen, neden başkalarını doğal olarak ön planda tutan bir kalp geliştirememiştim? Shifu’ya merhamet dolu aydınlatması için teşekkür ettim; böylece bir uygulama arkadaşına yardım etme fırsatını kaçırmayacaktım.
Ertesi sabah erkenden malzemeleri teslim ettim ve ona şöyle dedim: “Her hafta geleceğim. Neye ihtiyacın olduğunu bana söylemen yeter.” Malzemeleri göğsüne sıkıca bastırdı ve bir çocuk kadar mutlu bir şekilde bana fısıldadı: “Bu malzemeler çok güzel. Bunları hazırlamak için çok emek veren uygulayıcılara karşı, eğer bu malzemeler canlılara zamanında ulaşmazsa kendimi suçlu hissederim. Lütfen bana daha fazlasını getir; işten sonra geceleri dağıtacağım.” Onu onaylayarak baktım ve “Kaç paket ihtiyacın var?” diye sordum. O utangaç bir şekilde, “Ben tembelim, o yüzden yirmi paketle başlayalım,” diye cevap verdi. “Sorun değil,” dedim. “Elime geçer geçmez sana getireceğim.”
Eve giderken kalbim hâlâ tedirgindi. Yıllar boyunca, rahatlığa olan bağımlılığım yüzünden, gece yarısı doğru düşünceleri göndermekte geciktiğimde, uyuyakaldığımda ya da sabah egzersizlerinden sonra tekrar yatağa döndüğümde sık sık bahaneler uydururdum. Tembelliğimle yüzleşmeyi reddediyordum, ama onu örtbas etmek ve beslemek için bahaneler buluyordum. Uygulayıcı, tembelliğini açıkça itiraf etti; bu da bana kendi bağımlılığımı gösterdi. Aslında benim ona yardım ettiğimi değil, onun bana yardım ettiğini fark ettim.
“Yanılıyorsun”
Bu uygulayıcıya her hafta materyaller vermeye başladım. Yaklaşık bir yıl sonra, haftada bir kez benim evimde Fa’yı çalışmak üzere anlaştık; Shifu’nun merhametli koruması sayesinde bunu hâlâ sürdürüyoruz.
Birlikte çalışmaya ilk başladığımızda, beni tam lotus pozisyonunda otururken gördü ve bu yüzden yarı lotus pozisyonunda oturmak yerine bunu denemeye karar verdi. Yarım saat bile geçmeden, bacağı birkaç dakikada bir kendiliğinden aşağı kayıyordu, ancak Birinci Ders’i bitirene kadar tam lotus pozisyonuna dönmekte ısrar etti. Rahatsızlık verdiği için özür diledi: “Sana engel oldum.” Bir sonraki çalışmamızda, sol ayağının aşağı kaymaması için bağlamak üzere ipek bir fular getirdi. Başkalarına karşı gösterdiği bu düşünceli tavır beni çok etkiledi.
Geçen kış, tam lotus pozisyonunda meditasyon yaparken sol ayağımı da onun gibi bağlayabileceğim aklıma geldi. Bir saatten fazla meditasyon yaptım ama sanki sadece bir an gibi geldi ve hiç acı hissetmedim. Bunun harika bir fikir olduğunu düşündüm. Sonraki birkaç gün boyunca, Fa çalışması yaparken, doğru düşünceler gönderirken ve oturarak meditasyon yaparken bacağımı bağladım.
O uygulayıcıyla tekrar karşılaştığımda, sevinçle ona, “Yöntemin çok iyi. Çok rahat!” dedim. Bana baktı ve açıkça, “Yanılıyorsun,” dedi. Şaşırdım. Neden yanılıyordum ki? Sonra Shifu’nun şu öğretisi aklıma geldi:
“Bazı kişiler ağrı başlar başlamaz bacaklarını açar ve oturma pozisyonuna geri dönmeden önce birtakım ısınma hareketleri yapar. Bununla bir şey elde edilemez.” (Zhuan Falun, Dördüncü Ders)
Bacaklarımı açmamış olsam da, zorluklardan kaçınmaya çalışmış, acıdan korkmuş ve rahatlığı aramıştım. Ben de Shifu’nun bahsettiği kişi gibi değil miydim? Ona baktım ve içtenlikle şöyle dedim: “Teşekkür ederim. Haklısın; gerçekten yanılmışım.”
“Yetenekli Değil misin?”
Geçen yıl 26 Aralık öğleden sonrası, uygulayıcı bizden “Zhuan Falun”un elle kopyalanmış bir nüshasını ciltlememize yardım etmemizi istedi. Kitap düzgün bir şekilde yazılmıştı. O akşam, ailece Fa çalışmamız sırasında damadım, uygulayıcının elle kopyaladığı kitaptan bir bölüm okudu. Öğretmen olduğu için okurken her karakteri titizlikle kontrol etti. Bitirdiğimizde, “Uygulayıcı, kitabın tamamında ‘neng’ (yetenekli) karakterini yanlış yazmış,” dedi.
Uygulayıcı, karakteri düzelttikten sonra Fa çalışması için evime geri döndüğünde, utangaç ve samimi bir şekilde şöyle dedi: “İnanamıyorum. Shifu’nun bana ‘Sen o kadar yetenekli (neng) değil misin?’ diye bir ipucu verdiğini fark ettim. Bu, gösteriş yapma, eleştiriyi kabul etmeme ve inatçılık gibi bağımlılıklarımı ortaya çıkarmak içindi.”
O gittikten sonra derin düşüncelere daldım. Shifu benim de içimdeki bu aynı bağımlılıklardan kurtulmama yardım etmeye çalışmıyor muydu? Yirmi yılı aşkın süredir Dafa’yı uyguluyorum, ancak ÇKP’nin “her zaman haklı” olduğu yönündeki propagandası hâlâ zihnimde derin bir şekilde kök salmış durumda. Toplum içindeyken ve ailemle birlikteyken bu düşünce sık sık su yüzüne çıkıyor. Şu işi ne kadar iyi yaptığımı ya da şu konuda ne kadar yetenekli olduğumu övünme eğilimindeydim ve “yeteneklerimi” sergilemeyi severdim.
Yaşlı annem sık sık bana şöyle derdi: “Kendini genellikle bir çiçek olarak görürsün, ama diğer herkesi döküntü olarak görürsün.” Onun bu keskin yorumunu hiç ciddiye almamıştım. Ancak nihayet bugün uyanabildim. İçimden Shifu’ya şöyle dedim: “Yanılmışım. Bundan böyle, Dafa’yı gayretle ve sağlam bir şekilde uygulayacağım. Her bir düşüncemde xinxing’imi geliştireceğim, Fa aracılığıyla kendimi yücelteceğim ve yolculuğumun son etabını iyi bir şekilde tamamlayacağım.”
Bu uygulayıcı arkadaşla ilk karşılaşmamın üzerinden beş yıldan fazla zaman geçti. Birlikte yürüdük, canlıları kurtarmak için birbirimize destek olduk ve birlikte yükseldik. Fa Düzeltmesi için kalan sınırlı sürede, asırlar önce düzenlenmiş olan bu kutsal bağı özenle koruyacağım. Shifu’ya Fa Düzeltmesi’nde yardımcı olma yolunda, uygulayıcı arkadaşlarla yıkılmaz bir bütünlük oluşturmak, üç işi ciddiyetle yapmak ve tarihi yeminlerimizi yerine getirmek istiyorum.
Telif Hakkı © 2026 Minghui.org'a aittir. Her hakkı saklıdır.
Kategori: Kendini Geliştirme