(Minghui.org) Materyalist bir ailede doğup büyüdüm. Annemle babam uzun yıllardır Çin Komünist Partisi (ÇKP) üyesiydi ve komünist doktrinden derinden etkilenmişlerdi. Kapılara karşılıklı yeni yıl beyitleri asmak ve havai fişek yakmak gibi yaygın yeni yıl gelenekleri bile çocukluk anılarımda yer almıyor.

Okulda bana ateizm ve evrim öğretildi; fakat ben eski efsaneleri ve mitleri seviyordum. Sihirli Muhafız ve Seçme Çin Halk Hikayeleri gibi resimli küçük kitaplardan Batı’ya Yolculuk ve Tanrıların Görevlendirilmesi gibi klasik Çin eserlerine kadar, mitolojiyle ilgili her şeyi okumaktan hoşlanıyordum. O dönemde çok sayıda popüler modern roman vardı, ama bunlar ilgimi çekmiyordu.

Otuzlu yaşlarımın sonlarına doğru sağlık sorunları yaşamaya başladım. Birdenbire giren ağrılar yürümemi engelliyor, yoluma devam edebilmek için durup dinlenmek zorunda kalıyordum. Başkaları benimle alay ederek, “Yürümek istemiyorsan biraz dinlen. Bu kadar abartmana gerek yok!” diyordu.

Belimde disk fıtıkları olduğu ortaya çıktı. Ayağa kalkmakta ve uzanmakta güçlük çekiyordum. Çalışamaz hale geldim. Boynumda da sorunlar oluştu; başımı ne kaldırabiliyor ne de öne eğebiliyordum. Doktor, yaşım ilerledikçe durumun daha da kötüleşeceği konusunda beni uyardı.

Geleneksel Çin tıbbı, Batı tıbbı, fizik tedavi, masaj tedavisi ve traksiyon dahil her türlü tedaviyi denedim; ancak bunlar belirtilerimi yalnızca bir miktar hafifletiyordu.

Ameliyat olmayı denemeyi düşündüm; fakat iş yerindeki bir amir, “Bunu yapma. Akrabalarımdan biri ameliyattan sonra idrarını tutamaz hale geldi ve kendisini eskisinden de kötü hissetti,” dedi. Bunun üzerine ameliyat fikrinden vazgeçtim.

Hayatım acıyla doluydu, fakat bununla nasıl başa çıkacağımı bilmiyordum. Kötü huylu biri haline geldim ve öfkemi sık sık başkalarından çıkardım—ergenlik çağındaki kızlarımı bile dövüyordum.

1997 yılında bir arkadaşım beni Falun Dafa ile tanıştırdı ve bana Zhuan Falun kitabını ödünç verdi.

Boş zaman buldukça kitabı okudum; okudukça onun doğruluğuna daha fazla ikna oldum. Yalnızca 30 sayfa okuduktan sonra kendimde bir değişim olduğunu fark ettim—artık öfkemi kaybetmiyordum. Bu kitabın olağanüstü olduğunu düşündüm.

Zhuan Falun’u okumayı bitirdikten sonra dünyaya bakışım tamamen değişti. Daha önce anlayamadığım meselelerin yanıtlarını buldum.

Kitap ayrıca bir uygulayıcı olarak, vurulduğumda ya da hakarete uğradığımda karşılık vermemem gerektiğini öğretiyordu. Önce başkalarını düşünmeli ve onların duygularını dikkate almalıydım. Kişisel çıkar için mücadele etmemeli; sorunlar ortaya çıktığında içime bakmalı ve daha iyi bir insan olabilmek için Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü ilkelerine göre davranmalıydım. Zhuan Falun’un cennetsel bir kitap olduğuna inanıyorum.

Kasım 1997’de dokuz günlük bir seminere katıldım ve Shifu’nun derslerinin kayıtlarını izledim. Egzersizleri öğrendim ve kendi Zhuan Falun nüshamı edindim. Böylece xiulian yolculuğuma resmen adım attım.

Uygulayıcı arkadaşlarla birlikte sabahları egzersizleri yapıyor, akşamları ise Fa’yı okuyorduk; bu program günlük yaşam düzenime kusursuz biçimde uyuyordu. Her gün kendimi enerji dolu ve mutlu hissediyordum.

Falun Gong’un sağlık üzerindeki faydaları sayesinde uygulama ağızdan ağza hızla yayıldı. Uygulama alanımızdaki kişi sayısı kısa sürede neredeyse 100’e ulaştı; bunun üzerine birkaç küçük Fa çalışma grubuna ve iki egzersiz alanına ayrıldık.

Bütün hastalıklarım kayboldu. Hızlı adımlarla yürüyor, enerjiyle dolup taşıyor ve yorulmadan çalışıyordum. İş arkadaşlarımdan birinin çiftliği vardı ve sonbahar hasadında kendisine yardım etmemizi istedi. Elli yaşlarımda olmama ve nadiren tarım işi yapmama rağmen bütün gün mısır koçanlarını koparırken yorulmadım.

Yaklaşık 23 kilogramlık bir un çuvalını kaldırıp kolaylıkla üçüncü kata taşıyabiliyordum. Uygulamaya başlamadan önce böyle bir şey düşünülemezdi. Eskiden işten erken çıkar ve iş yerine ait şeyleri eve götürürdüm. Bunları yapmayı bıraktım.

Ayrıca bir çiftle aramızda bir çatışma yaşanmıştık ve on yılı aşkın süre onlarla konuşmayı reddetmiştim. Uygulamaya başladıktan sonra aramızdaki ilişkiyi düzelttim.

Bir gün eve dönerken fırında pişmiş beş yassı ekmek satın aldım. Eve vardığımda pakette altı tane olduğunu fark ettim. Ertesi sabah fazladan verilen ekmeğin parasını ödemek için geri gittim. Bunu gören yaşlı bir adam, “Ne kadar iyi kalpli bir insansın,” dedi.

Ben de “Falun Dafa’yı uyguluyorum. Bana böyle davranmayı öğreten Dafa’nın Shifu’sudur,” diye cevap verdim.

Bir akşam trafiğin yoğun olduğu bir saatte yolun karşısına geçerken, kırmızı ışıkta geçen elektrikli üç tekerlekli bir araç bana çarptı. Sürücü genç bir adamdı. Hemen yanıma koşarak, “Teyze, özür dilerim!” dedi. Yakında üç trafik polisi bulunduğu için korkmuş görünüyordu.

Ben de “Sorun değil. Bir dahaki sefere dikkatli ol!” dedim.

Bana teşekkür etti ve aracına geri bindi. Yetmişli yaşlarının sonlarında, uygulayıcı olmayan bir kadına böyle bir araç çarpsaydı sonuç gerçekten çok ciddi olabilirdi. Fakat bana hiçbir şey olmadı.

Şimdi neredeyse 80 yaşındayım; buna rağmen sağlıklı, dinç ve zihnen berrak durumdayım. Gündüzleri uyumaya ihtiyacım yok ve 20 yılı aşkın süredir tek bir hap bile almadım. Çocuklarımın hepsi uygulamamı destekliyor. Her birinin başarılı bir kariyeri ve mutlu bir ailesi var.

Dostum, sen de sağlıklı bir bedene ve mutlu bir aileye sahip olmak ister misin? Öyleyse bir uygulayıcı bulmalı ve Falun Gong hakkında bilgi edinmelisin. Çin’de Falun Gong uygulayıcılarının gerçekte neler yaşadığını öğrendikten sonra kutsanacaksın. Bütün uygulayıcılar, iyi insanların güvende ve mutlu olmasını diliyor.

Orijinal Çince makale