(Minghui.org) 1997 yılında henüz 50'li yaşlarımdaydım ancak çelimsiz ve hastalıklı bir haldeydim. Kalp hastalığımdan dolayı sık sık kalp çarpıntısı, nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi, nefes alma güçlüğü ve nabız yavaşlaması gibi sorunlar yaşıyordum. Beni perişan eden çeşitli kronik hastalıklarım vardı; hayatımda tek bir gün bile rahat yüzü görmemiştim. Yaşamım gerçekten dayanılmaz bir haldeydi.
Sık sık kalbimin başıma kan pompalayamadığını hissederdim. Bu durum gerçekleştiğinde, başımın tepesinden tüm vücuduma yayılan bir ürperti hisseder ve bilincimi kaybederdim. Tıptaki karşılığı "şok" olan bu nöbetler, özellikle soğuk havalarda daha sık yaşanırdı. Yanımda sürekli nitrogliserin taşımak zorundaydım. Bilincim yerine geldiğinde kendimi aşırı halsiz hissederdim. Nefes alabiliyordum ama hiç gücüm yoktu. Hayatımın ne zaman sona ereceğini bilmeden, acı içinde inlemekten başka yapabileceğim bir şey olmazdı. Her günümü sanki son günümmüş gibi yaşardım.
Büyük tansiyonum (sistolik) bazen 180, hatta 200 seviyelerine çıkardı. Kendimi yoramaz, üzülemez, yağlı veya tuzlu yiyecekler tüketemez ya da yoğun zihinsel faaliyetlerde bulunamazdım. Sürekli baş dönmesi ve başımda şişkinlik hissiyle boğuşurdum. Enerjiden ve zihinsel berraklıktan yoksun, sersemlemiş bir halde yaşardım.
Ayrıca, vücudumun genelinde şişlik ve ağrıya yol açarak hareket etmemi zorlaştıran romatoid artrit hastalığından da muzdariptim. Henüz genç sayılabilecek bir yaşta olmama rağmen, hareket edebilmek için sık sık başkalarının yardımına ihtiyaç duyardım. İnsanı bitkin düşüren bu hastalık, bazen "öldürmeyen kanser" olarak da adlandırılır. Hayat gerçekten dayanılmazdı. Bunun yanında; boyun omuru sorunlarım, jinekolojik rahatsızlıklarım ve diğer hastalıklarım neredeyse bahsetmeye değmez kalıyordu. Tüm bunlar, artık düşünmek bile istemediğim acı verici anılardan ibaret.
Derken 1997 yılında, hayatımı tamamen değiştiren o kıymetli kitaba ulaştım. Gerçekten unutulmaz bir deneyimdi. Bir iş arkadaşım bana Zhuan Falun kitabını getirdi. Kitabı gördüğüm anda ona karşı bir çekim hissettim. Kapağın üzerinde belirgin bir şekilde duran Çince karakterler —Zhuan Falun— hemen dikkatimi çekmişti. Kitabı açıp Shifu Li Hongzhi’nin fotoğrafını gördüğümde, onun nazik ve şefkatli biri olduğunu hissettim. Lunyü’yu okurken, “Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü” kelimeleri dikkatimi çekti. İçindekiler kısmına göz atarken özellikle bir başlık göze çarpıyordu: “İyi ve Kötü İnsanı Ayırt Edebilmenin Tek Kriter - “Zhen-Shan-Ren”dir.” İnsanların nazik olması gerektiğini sıkça duyardım, ama “Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü” kelimelerinin bir arada kullanıldığını hiç duymamıştım. Bunun, insanlara nasıl iyi olunacağını öğreten olağanüstü bir kitap olduğunu hissettim ve okumak istedim.
Ayrıca Falun Dafa’nın sağlığı iyileştirme ve hastalıkları giderme konusunda etkili olduğunu duymuştum. Daha önce hastalıklarımı tedavi etmek için başka qigong türleri uygulamış ama pek faydasını görmemiştim. Hastalıklarımdan kurtulmak için Falun Dafa uygulamaya karar verdim. Mucizevi bir şekilde, hemen bir uygulama alanı buldum; burası aynı zamanda bir Fa çalışma alanıydı ve oradaki gönüllü asistanı tanıyordum. Sabahları egzersizleri yapıyor, akşamları öğretileri okuyor ve gün içinde sık sık Dafa’yı başkalarına tanıtıyorduk. Böylece xiulian uygulama yolculuğuma adım attım.
O zamanlara dönüp baktığımda, hem neşeli hem de tatmin edici bir dönemdi. Kaderin bir cilvesiyle Dafa ile bir bağ kurmuştum. Kalbimin derinliklerinde büyük bir onur ve gurur hissediyordum.
Farkına bile varmadan kalp ağrım hafifledi, baş dönmem geçti, zihnim berraklaştı ve rahatça hareket etmeye başladım. Kendimi çok iyi hissediyordum. Değişimler sadece fiziksel sağlığımla sınırlı kalmadı; karakterim de düzeldi ve artık eskisi kadar sabırsız değildim. Daha nazik ve düşünceli biri haline geldim. En önemlisi, iç dünyamda büyük bir dönüşüm gerçekleşti. Geçmişteki kırgınlık, acı ve kıskançlık duyguları yavaş yavaş kayboldu ve başkalarına nezaketle davranmayı öğrendim. Kısacası, hem zihnim hem de bedenim muazzam bir dönüşüm geçirdi.
Söyleyecek çok şeyim var ama kelimeler yetersiz kalıyor. Tek bildiğim, kazandığım her şeyin sonsuz derecede yüce ve merhametli Shifu’muzdan geldiğidir. Bugün, 87 yaşında; sapasağlam bir sağlığa, neşeli bir kişiliğe, hoşgörülü bir kalbe ve nazik, iyiliksever bir ahlaki karaktere sahibim. "Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü" kutsal sözleri sık sık kalbimde yankılanıyor; bana iyi bir insan olmayı hatırlatıyor ve bunun da ötesine geçmem için bana ilham veriyor. Shifu’nun beni bulup bana evrenin Yüce Yasası'nı bahşetmiş olmasından dolayı derin bir minnet duyuyorum. Minnettarlığım sonsuz ve kalbimin en derinlerinden geliyor.
Teşekkür ederim Shifu! Shifu, çok çalışıyorsunuz!
Oğlumun Kayınvalidesi Falun Dafa Uygulamaya Başlıyor
Çin'in Heilongjiang Eyaleti'nden bir Falun Dafa uygulayıcısından
Oğlumun kayınvalidesi ve kayınpederi Çin'in güneyinde yaşıyor ve Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) devlet kurumlarında çalışıyorlardı. Oğlumun kayınpederi yerel Şehir Planlama Bürosu'nun müdürüydü, eşi ise polis memuruydu. 2023 yılında kendisine kanser teşhisi kondu. Bir yıllık tedavinin ardından doktorlar iyileştiğini ve normal şekilde yemek yiyebileceğini söylediler. Ancak Nisan 2025'te hastalığı nüksetti. Yemek yiyemiyor ve karın ağrısı çekiyordu. Yapılan ileri tetkikler, kanserin geri döndüğünü ve vücuduna yayıldığını doğruladı. Doktorlar kemoterapi önerdi. Bunu duyduğumda çok üzüldüm. Çok iyi bir insandı ve henüz 60'lı yaşlarının başındaydı; buna rağmen sanki hayatının sonuna gelmiş gibi görünüyordu. Kendi kendime, "Ona nasıl yardım edebilirim?" diye düşündüm. Çok uzakta yaşıyordu; ona yardım etmek için neler yapabileceğimi merak ettim. Onu görmeye gitmeyi düşündüm.
Derken bir gün oğlum aradı ve şöyle dedi: "Seni ziyarete eve gelemem. Eğer sen buraya gelebilirsen, lütfen gel." O, eşi ve çocukları yurt dışına gitmeye hazırlanıyorlardı ve uzun bir süre geri dönmeyeceklerdi. Rastlantı sonucu kayınvalidesinin yanında kalıyorlardı; bu da onu görme şansım olacağı anlamına geliyordu. Çok sevindim ve hemen, "Tamam, geliriz” diye cevap verdim. Bunun Shifu’nun merhametli bir ayarlaması olduğunu biliyordum. Teşekkür ederim, Shifu!
Shifu’nun derslerinin ve egzersiz müziklerinin olduğu ses kayıtlarını, bir tablette Zhuan Falun'un dijital bir kopyasını ve küçük bir ses çalarını hazırlamaya başladım. Oğlum bizim için uçak biletlerini aldı ve Çin'in güneyine uçtuk. Oğlumun kayınvalidesiyle karşılaştığımda, ona geçmişte yaşadığım sağlık sorunlarından bahsettim ve Falun Dafa'nın ne kadar harika olduğunu anlattım. Ona, ”Sana Falun Dafa'dan bahsetmek ve seni uygulamaya teşvik etmek istedim" dedim. Hemen kabul etti. Ardından getirdiğim ses çalarını çıkardım ve Shifu’nun sesli derslerini ona dinlettim. İki dersi dinledi. Orada geçirdiğim beş gün boyunca dokuz dersin tamamını dinledi ve benden kendisine egzersizleri öğretmemi istedi. Eve döndükten sonra beni aradı ve test sonuçlarının tümörünün küçüldüğünü gösterdiğini söyledi. Çok mutluydu ve bana defalarca teşekkür etti. Evinde kalırken, bana maaşını bile vermeyi teklif etti çünkü benim emekli maaşım yoktu.
Gelinim, ÇKP’nin propagandası nedeniyle yanlış yönlendirilmiş ve Dafa’ya şiddetle karşı çıkıyordu. Onun yanında “Falun Dafa” kelimelerini bile telaffuz edemiyordum. Ancak artık Dafa’nın iyi olduğunu anlıyor ve onu destekliyor. Hatta annesine bir dizüstü bilgisayar aldı ve kendisine verdiğim disklerdeki tüm materyalleri bilgisayara aktardı. Oğlumun kayınpederi de Dafa’nın iyi olduğunu söyledi ve inanç özgürlüğüne verdiği desteği ifade etti. Hepsi ÇKP’den ve bağlı örgütlerinden ayrıldı.
Umarım her yerdeki insanlar “Falun Dafa iyi; Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü iyi” sözlerini hatırlar ve huzur ile esenliğe kavuşurlar.
Shifu’ya, merhametli ve özverili kurtarışı için derinden minnet duyuyorum.
Telif Hakkı © 2026 Minghui.org'a aittir. Her hakkı saklıdır.