(Minghui.org) Müzik, her zaman geleneksel Çin kültürünün temel unsurlarından biri olmuştur. Liji’de (Ritüeller Kitabı) belirtildiği gibi, “Erdem insanlığın temelidir; müzik ise erdemin dışa vuran yansımasıdır.”

Bu nedenle müzik yalnızca gök ile yeri uyumlamak için yaratılıp kuşaktan kuşağa aktarılmamış, aynı zamanda karakteri geliştirmek ve ruhu daha yüksek bir âleme doğru beslemek için de var olmuştur.

(Bölüm 2’nin devamı)

Çin Cumhuriyeti Dönemi

Modern düşüncenin etkisiyle, Çin Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında geleneksel müzik ve ritüeller ihmal edildi. 1949 yılında Çan Kay-şek, Filipinler Devlet Başkanı Elpidio Quirino’yu ziyaret ettiğinde, hobilerinin müzik ve doğa olduğunu dile getirmişti.

Tayvanlı müzisyen He Mingzhong, Çin Kültürü ve Çin Müzik Eğitimi adlı kitabında şunları aktarır:

“Generalissimo Çan Kay-şek Tayvan’da görevine yeniden başladıktan sonra, çeşitli ülkelerden gelen devlet başkanları için resmî ziyafetler düzenledi. Bunlar arasında Güney Kore Devlet Başkanı Syngman Rhee, Vietnam Devlet Başkanı Ngo Dinh Diem, Filipinler Devlet Başkanı Carlos P. Garcia ve Amerika Birleşik Devletleri Devlet Başkanı Dwight D. Eisenhower da vardı.

Her ziyafetten sonra Generalissimo Çan, başka hiçbir eğlenceye yer vermeden ulusal orkestrayı davet ederdi. Orkestra sahne almadan önce, konuk devlet başkanına Çin müziğinin zarafetini ve güzelliğini bizzat anlatırdı. Performansın ardından ise konukları kulise götürerek ulusal orkestrada kullanılan çeşitli müzik aletlerini tanıtırdı. Tüm bunlar, onun geleneksel Çin müziğine duyduğu ilgi ve takdiri açıkça ortaya koymaktadır.”

Müzik eğitimini teşvik etmek amacıyla Çan Kay-şek, “Halkın Geçim İlkeleri’nin İki Bölümüne Ek Notlar: Eğitim ve Müzik” başlıklı metni güncelledi. Müzik eğitiminin, ulusal eğitim sisteminin önemli bir parçası olması gerektiğini savundu. Daha somut olarak, üniversitelerde ve ilk ile orta dereceli okullarda müzik bölümleri kurulmasını planladı. Ayrıca klasik müziğin icra edildiği pek çok Konfüçyüs ritüeline katıldı ve müzisyenler ile dansçılarla birlikte fotoğraf çektirdi.

Çan Kay-şek genellikle askerî bir lider olarak görülse de, çok sayıda tarihsel kayıt ve günlük notu onun müziğe içten bir ilgi duyduğunu ortaya koymaktadır. Çan, 10 yaşındayken annesinin ona atalara saygı sunma ritüellerini öğrettiğini ve her hareketin müziğin ritmiyle uyumlu olması gerektiğini özellikle vurguladığını hatırlatmıştır.

1968 yılında Çan, Taipei Konfüçyüs Tapınağı’nı ziyaret ederek Konfüçyüs ritüellerine eşlik eden müziği dinledi. Törenin ardından icracılarla birlikte fotoğraf çektirdi ve şunları söyledi:

“Konfüçyüs törenini izledikten sonra, ritüel ve müziğin ne denli derin bir etkiye sahip olduğunu bir kez daha hissettim. Bunlar bireyin karakterini geliştirebilir ve toplumsal uyumu teşvik edebilir. Uyumlu hareketleri görmek ve zarif ezgileri duymak, insanı erdemli davranışlara yönlendirir ve teşvik eder. Bu nedenle, her kademedeki okul öğrencilerin gelişiminde ritüel ve müziğin yönlendirici ve besleyici etkisine özel önem vermelidir.”

Çan Kay-şek, hayatı boyunca müziğin toplum, eğitim ve ordu ile olan ilişkisine defalarca dikkat çekmiştir.

1934 yılında yayımlanan bir metninde şöyle yazmıştır: “Modern yöneticilerin bilmesi gereken şudur ki; saf ve yüce müzik, karakteri geliştirir, ahlaki değerleri güçlendirir, kederi yatıştırır ve idealleri canlandırır. İnsanlara ruhsal bir sığınak ve teselli sunar; fark edilmeden pek çok talihsizliği ortadan kaldırır ve toplumun bütünüyle gelişip yukarı doğru ilerlemesini sağlar.”

Aynı yıl, Yeni Yaşam Hareketi kapsamında yaptığı “Sağlıklı yaşam ve beden eğitiminin temel ilkeleri” konulu konuşmasında ise şunları söylemiştir: “Müzik nedir? Müzik ritimdir ve ancak uyumlu bir ritimle yüce güzelliğine ulaşır. Müziğin ritmi ile müziğin ölçülülüğü aynı anlama ve işleve sahiptir. Bu nedenle müziği anlamadan ritüeli kavrayamayız; müziğe değer vermeden ritüele de değer veremeyiz.”

Bir sonraki yıl yaptığı başka bir konuşmada müziğin önemini yeniden vurgulamış ve şöyle demiştir: “Ulusu kurtarmak için edebî ve askerî eğitimi, ahlaki gelişimle birleştiren bir eğitim anlayışı uygulamalıyız.

İnsanlar müziği anlamazsa, sevinç, öfke, hüzün ve mutluluğun inceliklerini kavrayamaz; dolayısıyla dolu dolu bir hayat süremezler. Aynı şekilde, müzikten yoksun bir okul, bir ordu ya da bir toplum eksiktir. Müzik özellikle ordu için hayati öneme sahiptir; barış zamanında disiplini ve birliği sağlar, savaş zamanında ise yorgunları teselli eder, morali yükseltir ve askerî gücü pekiştirir. Tüm bunlar askerî müziğe dayanır.”

ÇKP’nin Müzik ve Ritüelleri Yok Etmesi

Çan Kay-şek, Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) ritüel ve müziğe verdiği zararı çok erken dönemlerde fark etmişti. 1933 yılında yaptığı bir konuşmada şunları söyledi: “Komünist Parti bize ritüeli terk etmeyi öğretti; böylece tüm ahlakı yok etti ve müzik gibi unsurları değersizleştirdi. Sanat, etik ve geleneksel kültürle ilgili her şeyin tamamen yok edilmesi gerektiğini telkin etti. Ülkemizi ve ulusunu yok eden, erdemlerimizi ve entelektüel yeteneklerimizi mahveden Komünist Parti aynı zamanda en büyük ve en yakın düşmanımızdır.”

ÇKP 1949’da iktidarı ele geçirdiğinde, müzik de dâhil olmak üzere kültürün yok edilmesi eşi benzeri görülmemiş bir boyuta ulaştı.

ÇKP’nin “devrimci şarkıları” çoğunlukla Partiyi yücelten, coşkulu ama saldırgan melodilerden oluşur. Bu şarkılar şiddet, yalan ve insanlık dışı temalarla doludur. Kültür Devrimi sırasında yalnızca birkaç yang ban xi (model opera) sahnelenmesine izin verildi. Bunlardan biri olan Hong Deng Ji (Kızıl Fener) adlı eserin tema şarkısında şu sözler yer alıyordu: “Nefret bir kez kalbe ekildi mi, filizlenir.”

Eğitim sisteminde çocuklara, okul hayatları boyunca “Komünist Parti Olmadan Yeni Çin Olmaz” ve “Enternasyonal” gibi ÇKP yanlısı şarkılar söyletildi. Bu şarkılar, sınıf mücadelesi, nefret ve şiddet düşüncelerini aşılamak amacıyla tasarlanmıştı.

Çin’in geleneksel ezgileri ve halk şarkıları vardı. ÇKP bu melodilerin sözlerini değiştirerek Parti yanlısı içeriklerle doldurdu ve radyo ile televizyon yayınları aracılığıyla yaygınlaştırdı. ÇKP’nin en bilinen şarkılarından biri olan Dong Fang Hong (Doğu Kızıldır) adlı eserin melodisi aslında Shanxi Eyaleti’ne ait Zhi Ma You (Susam Yağı) adlı bir halk şarkısından alınmıştır.

Çin’de hem devlet kurumları hem de kamuya ait işletmeler düzenli olarak ÇKP yanlısı şarkı yarışmaları düzenlemektedir. Bu melodiler, komünist ideolojiyi zihinlere kazımak amacıyla tekrar tekrar halka dayatılmaktadır. Son yıllarda ÇKP, bu şarkıların bir kısmını yurt dışına da taşıyarak komünizmi küresel ölçekte yaymaya çalışmaktadır.

Shen Yun: Otantik Çin Kültürünün Yeniden Doğuşu

Geleneksel Çin kültürünü canlandırmak amacıyla, Shen Yun Sahne Sanatları 2006 yılında New York’ta kuruldu. Amaç, dünyaya “komünizm öncesi Çin”i tanıtmaktı. O tarihten bu yana Asya, Avrupa, Kuzey Amerika, Güney Amerika ve Avustralya’da 200’den fazla şehirde 10.000’in üzerinde gösteri sergilediler. İzleyiciler, yüksek sanatsal düzey, kadim kültürün zarafeti ve güzelliğinden büyük ölçüde etkilenerek performansları coşkuyla alkışladı. Pek çok kişi Çin’in geleneksel kültürüne geri dönmesi ve yeni bir sayfa açması yönünde umutlarını dile getirdi.

Güney Kore Müzik Telif Hakları Birliği (KOMCA) yönetim kurulu üyesi ve opera bestecisi Suk-ja Oh, müzisyen eşi Yong-yeol Han ile birlikte Mayıs 2025’te Gwacheon Kültür Merkezi’ndeki Shen Yun açılış gösterisine katıldı.

2024 yılında Kore’nin En İyi 10 Bestecisi arasında gösterilen Oh, antik Çin müziği ile geleneksel Kore müziği arasında tonal benzerlikler olduğunu belirterek şöyle dedi: “Bu yüzden müzik bana çok tanıdık geldi; sanki memleketimin ezgilerini dinliyordum. Diziler sıcak ve ulaşılabilir, düzenlemeler net ve canlıydı, müzik izleyiciyle kolayca bağ kuruyordu. Bu performans gerçekten çok etkileyiciydi ve içimde gizemli bir duygu uyandırdı.”

Shen Yun gösterileri, aynı zamanda ÇKP’nin inançlarını uygulayan insanlara yönelik zulmünü ve Partinin sürmekte olan insan hakları ihlallerini de gözler önüne sermektedir. Oh, final sahnesi hakkında şunları söyledi: “Son sahnede komünizmin hayatı nasıl yok ettiği ve Tanrısal olanın gökten inerek barışı getirmesi tasvir ediliyordu. Bu son derece unutulmaz bir kapanıştı.”

Eski bir saksofoncu olan ve şu anda gönüllü müzik eğitmeni olarak çalışan kocası Yong-yeol Han ise şöyle dedi: “Pek çok opera ve müzikal izledim ama bu performans gerçekten olağanüstüydü. Beni en çok etkileyen şey melodilerin ele alınış biçimiydi.

Dansçılar ve müzik dâhil olmak üzere her şey beklentilerimin çok ötesindeydi—temiz, net ve abartıdan uzaktı. Müzik eğitimi açısından da bana çok şey düşündürdü. Müziğin özgün yapısı ve akışı, üzerinde derinlemesine düşünmemi sağladı.”

Profesyonel davulcu ve besteci Pete Parada, Mayıs 2025’te Tennessee eyaletindeki Nashville Fisher Center’da gösteriyi izledikten sonra şunları söyledi: “Müzisyenlik inanılmazdı ve solistler… buna hazır değildim.”

Bariton solisti tarif ederken şöyle devam etti: “Vücutlarından çıkan ses… bastığı son notalar neredeyse beni koltuğumdan kaldırdı. Sahnedeki güç adeta beni geri savurdu. Buna bayıldım.”

Söz yazarı Cliff Buckosh ise Doğu ve Batı orkestralarının birleşimini ve patentli dijital arka planı övgüyle anlattı: “Müzik harika. Canlı orkestraya bayıldım. Farklı enstrümanlar, orkestranın dans ve arka ekrandaki görsellerle kusursuz uyumu… Sahneye geçişler ve müziğin her bir hareketle birebir örtüşmesi gerçekten etkileyiciydi.”

Erdemli müzik, son 5.000 yıl boyunca uzun bir yol kat etti. Tanrısal olanla bağ kuran sade ve ölçülü ezgilerle başladı, zamanla olgunlaştı. Buna karşılık, insanlığın ahlaki çöküşü ciddi bir tehlike oluşturdu. ÇKP’nin ortaya çıkışıyla birlikte ise binlerce yıllık görkemli bir uygarlık yok edildi. Shen Yun’un misyonu, Çin’in geleneksel kültürünü yeniden canlandırmaktır.

Pek çok kültürde, insanlığın unutulmadığını ve Tanrısal olanın geri döneceğini anlatan efsaneler vardır. Shen Yun’un son 20 yıldaki olağanüstü başarısı, dünyaya ilham ve umut vermiş; yeni bir çağın yolunu açmıştır.

(Son)

Orijinal Çince makale