(Minghui.org) Çin Komünist Partisi (ÇKP) Temmuz 1999’da Falun Gong’a yönelik baskıyı başlattığından bu yana, Çin’deki insan hakları ihlalleri giderek ağırlaşmıştır. Normal bir toplumda insanlar yaşam hakkı, inanç özgürlüğü, çalışma ve mülk edinme hakkı ile güvenlik gibi temel haklara sahiptir. Ayrıca ulaşım gibi kamu hizmetlerinden yararlanabilirler.

Ancak Çin’de durum farklıdır. Yerleşim bölgelerinde, iş yerlerinde ve eğitim kurumlarında çalışan personele sıklıkla uygulayıcılardan Falun Gong’u bırakacaklarına dair beyan yazmalarını istemeleri yönünde talimat verilmektedir. Uygulayıcılar seyahat ederken — trenlerde ya da gümrüklerde — kimlikleri kontrol edilir. ÇKP’nin sisteminde uygulayıcıların listeleri bulunduğu için, kimlikleri tarandıktan sonra genellikle üst aramasına tabi tutulur ve eşyalarına el konulabilir. Bazen gözaltına da alınırlar.

ÇKP’nin totaliter yönetimi altında Çin’deki durum vahimdir. Temel insan haklarından mahrum bırakılan milyonlarca Falun Gong uygulayıcısı sistematik olarak ayrımcılığa uğramakta, iş ve günlük yaşamları etkilenmektedir. Bu zulmün etkilerinden aile üyeleri ve işverenleri dahi kaçamamaktadır.

Minghui.org’daki haberlere göre, Çin’de 26’dan fazla eyalet, belediye ve özerk bölgede uygulayıcılara Falun Gong’dan vazgeçtiklerine dair beyan yazmaları emredilmiştir. Bunu yapmadıkları takdirde çocuklarının okuldan atılacağı söylenmiştir. Aşağıda 12 tür ayrımcılık sıralanmaktadır:

1. Eğitim Hakkının Engellenmesi: Hubei Eyaleti, Xishui şehrinden Bayan Zhou Shuilian’in torunu 2020 sonbaharında üniversiteye kabul edildi. Ancak Xishui 610 Ofisi ve Xishui Emniyet Müdürlüğü, Bayan Zhou Falun Gong uyguladığı için üniversiteye torununun kaydının yapılmamasını emretti. Damadı bağlantılarını kullanarak yedi devlet kurumuyla iletişime geçti, fakat hiçbiri yardım etmeye cesaret edemedi. Genç kız üniversiteye gidemedi ve ailesi ile çevresi bu durumdan Bayan Zhou’yu sorumlu tuttu.

2. Yasadışı Tahliye: Hebei Eyaleti, Hengshui şehrinde yaşayan Bay Ni Xuewen kiraya verdiği bir eve sahiptir. Falun Gong’dan vazgeçmeyi reddettiği için 2020 yılında köy yetkilileri kiracılara evi boşaltmaları talimatını verdi. Taşınmayı reddederlerse çocuklarının okuldan atılacağı söylendi. Kira geliri Bay Ni’nin başlıca geçim kaynağıydı. Bir köylü şöyle dedi: “Katil ve kundakçılar bile hapiste besleniyor. Masum insanlar neden geçim kaynaklarından mahrum bırakılıyor?”

3. Aile İçi Çatışmaların Kışkırtılması: Hebei Eyaleti, Langfang şehrinden Bayan Su Deqin 17 Eylül 2020’de Falun Gong uyguladığı gerekçesiyle polis tarafından evinde gözaltına alınmak istendi.  Falun Gong’dan vazgeçtiğine dair beyan yazması için baskı yapıldı. Reddettiğinde bir polis memuru, iki torununun önünde kelepçelenerek götürüleceğini söyledi. “Bu çocuklar da artık okula gidemeyecek ve senden nefret edecek,” dedi. Torunları için endişelenen Bayan Su, çaresiz kalarak polisle gitmek zorunda kaldı.

4. Aile Bağlarının Koparılması: Hubei Eyaleti, Jianli şehrinden Bayan Liu Qunhua 2022 yılının sonlarında Falun Gong hakkında insanlara bilgi verdiği için tutuklandı. Damadı kefaletle serbest bıraktırdıktan sonra Zhuhe Karakolu memurları damadını, Bayan Liu uygulamaya devam ederse işini kaybedeceği yönünde tehdit etti. Diğer çocukları da taciz ve tehdit edildiği için Bayan Liu, çocuklarıyla ilişiğini kestiğine dair bir beyan yazmak zorunda bırakıldı.

5. Pasaportların Yasadışı İptali: Shaanxi Eyaleti, Xi’an şehrinden polisler 4 Aralık 2018’de Bay Chen Mingan’ın evine gitti. Falun Gong kitabına, bilgisayarına, cep telefonlarına ve tapu belgesine el koydular. Bay Chen’i bulamayınca kızı Chen Jie’yi karakola götürdüler ve Baqiao Bölgesi’ndeki bir beyin yıkama merkezinde 10 gün tuttular. Pasaportunu da iptal ettiler. Yurt dışında yüksek lisansa kabul edilmiş olmasına rağmen ülkeyi terk edemedi.

6. Geçim Kaynağına Yönelik Tehditler: Tianjin, Baodi Bölgesi yetkilileri Bayan Zhang Hongmei’den inancından vazgeçmesini istedi, ancak o reddetti. Bunun üzerine ailesinin başlıca geçim kaynağı olan erişte dükkânını kapatmakla tehdit ettiler. Eşi yaşadığı yoğun stres nedeniyle kolunu kesti.

7. Sosyal Yardımların Kesilmesi Tehdidi: Hebei Eyaleti, Yi şehrinde yalnız yaşayan Bay Kang Fujiang Eylül 2020’de bir meyve ağacından düşerek bakıma muhtaç hâle geldi.

Ekim-Aralık 2020 arasında köy ve kasaba yetkilileri ile polis onu düzenli olarak taciz etti. İnancından vazgeçtiğine dair belgeyi imzalamayı reddedince, asgari geçim yardımı ve sağlık geri ödemelerinin kesileceği söylendi. 29 Aralık 2021'de, köy parti yöneticisinin tehdit ve baskısı altında kalan Bay Kang, boyun eğmek zorunda kaldı ve süreç videoya kaydedildi.

8. Çevrim İçi Mağazanın Kapatılması Tehdidi: Hebei Eyaleti, Cangzhou şehrinden Bayan Yuan Huizhi’nin evine 19 Kasım 2020’de köy ve kasaba yetkilileri giderek inancından vazgeçmesini emretti. Reddederse oğlunun çevrim içi mağazasını kapatacaklarını söylediler. Bayan Yuan başka seçeneği kalmadığı için beyanı imzalamak zorunda kaldı.

9. Ailenin Geleceğiyle Tehdit: Sichuan Eyaleti, Nanchong şehrinden Bayan Chen Xiumei’ye 15 Ocak 2019’da polis memurları şunları söyledi: “[Falun Gong uyguladığın için] aileni mahvettin. Çocukların üniversiteye gidemeyecek, devlet memurluğu sınavına giremeyecek, yönetici olamayacak ya da terfi alamayacak. İşleri ellerinden alınacak ve orduya katılamayacaklar."

10. Destekli Konutun Geri Alınması: Ningxia Özerk Bölgesi, Lingwu şehrindeki Lingwu Çiftliği’nde yaşayan Bayan Ma Guizhen Falun Gong’dan vazgeçtiğine dair belgeyi imzalamayı reddetti. Polis, ailesinin ektiği araziye el koymak ve devlet destekli konutu geri almakla tehdit etti. Aile büyük baskı altında.

11. Seyahat Sırasında Hedefli Taciz: Çin’de metro ya da hızlı tren girişlerinde polis, Falun Gong uygulayıcılarını kimliklerinden tespit etmek için girişlerde sıklıkla cihazlar kullanıyor ve ardından onları sorguluyor veya arıyor.

12. Sınırda Hedef Alma: Ulusal Göç İdaresi, pasaport başvurusu yapanlardan Falun Gong uygulamadıklarına dair belge talep etmektedir. Bu belge olmadan başvurular işleme alınmamaktadır.

Bu tür kötü muameleler, ÇKP’nin uzun süredir yürüttüğü zulüm politikasının bir parçasıdır. Baskı başladıktan kısa süre sonra eski ÇKP lideri Jiang Zemin, Falun Gong uygulayıcılarına yönelik şu talimatı vermiştir: “İtibarlarını yok edin, mali olarak iflas ettirin ve fiziksel olarak ortadan kaldırın.”

Bu zulüm Çin yasalarını ve uluslararası insan hakları hukukunu ihlal etmektedir. Zorla organ toplama ile birlikte değerlendirildiğinde, insanlığa karşı bir suçtur. ABD’nin ardından birçok ülke Magnitsky benzeri yasaları kabul etmiştir. Yıllar boyunca Falun Gong uygulayıcıları, insan hakları ihlalcilerinin listelerini çeşitli hükümetlere sunmuş ve harekete geçilmesini talep etmiştir. Aralık 2025’te İnsan Hakları Günü vesilesiyle 48 hükümete yeni bir failler listesi  sunulmuştur.

Uygulayıcılar yalnızca Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü ilkelerini izleyerek daha iyi vatandaşlar olmak istemektedir. Çin’in içinde ve dışında daha fazla insanın gerçeği görmesini ve zulmün sona ermesine yardımcı olmasını umuyorum.

Orijinal Çince makale