(Minghui.org) Kızım, Falun Dafa’nın iyi olduğuna inanıyor. Geçen yıl kurucusu Shifu Li Hongzhi tarafından yazılan “İnsanoğlu Nasıl Var Oldu? ”  ve “Yaratıcı Neden Tüm Yaşamları Kurtarmaya Çalışıyor?” adlı iki makaleyi okuduktan sonra, “Shifu çok merhametli. Dün gece onunla ilgili bir rüya gördüm. Ben de dışarı çıkıp insanlara gerçeği anlatacağım ve onları kurtarmaya yardım edeceğim!” dedi.

Dafa hakkında insanlara anlatmaya başladıktan sonra polis tarafından ihbar edildi. Tutuklandı ve gözaltına alındı. Üç polis memuru evine gitti ve bilgisayarına ve cep telefonuna el koydu. Shifu’nun koruması sayesinde herhangi bir Falun Dafa materyali bulamadılar. Kızımı suçlamak için “kanıt” bulma girişimiyle benim evime de geldiler. Yine Shifu’nun koruması sayesinde burada da hiçbir şey bulamadılar.

“Bunu yapmanı (dışarı çıkıp Falun Dafa hakkında insanlara anlatmanı) sana kim söyledi?” diye sordu onlardan biri.

“Kimse,” diye yanıtladı. “Etrafınıza sorarsanız Falun Dafa’nın insanı iyi bir insan haline getirdiğini ve sağlığı iyileştirdiğini bilirsiniz. Daha fazla insanın bundan haberdar olması gerekiyor ki fayda sağlayabilsinler.”

Memurlar ne yapacaklarını bilemediler ve sadece onu korkutup tehdit etmeye devam ettiler. Kızım korkmadı ve boyun eğmedi.

“Bize söylemezsen seni bir beyin yıkama merkezine göndeririz,” dedi bir memur.

“Vicdanıma karşı hareket edip birini ihbar etmeyeceğim, bu benim ölmem anlamına gelse bile,” dedi kızım.

İlerleme kaydedemediklerini görünce memurlar onu eve bırakmaktan başka çare bulamadılar.

Eve döndüğünde kızım bana olanları anlattı. Ona, doğru düşüncelerimiz güçlü olduğu sürece Shifu’nun bize yardım edip bizi koruyacağını açıkladım. Sonuçta Shifu şöyle yazmıştı,

“…

Uygulayıcılar, yeterli doğru düşüncelere sahip olduğunda

Shifu, akıntıyı tersine çevirme gücüne sahip olur (Hong Yin II, Shifu-Uygulayıcı Bağı)

Bu yüzden güçlü doğru düşünceler göndermeyi ve polis memurlarını yönlendirenler de dahil olmak üzere tüm kötü unsurları ortadan kaldırmayı önerdim.

Bir süre sonra memurlar onu çağırarak sözde “üç beyanı” yazmasını istediler. Bir “örneğe” baktı ve bunun Shifu’yu karaladığını fark etti.

“Üzgünüm, böyle şeyler yazamam. Ben sadece Falun Dafa’nın iyi olduğunu biliyorum ve henüz egzersizleri bile öğrenmedim,” dedi.

Ancak memurlar pes etmedi ve baskı yapmaya devam ettiler. Kızımın doğru düşünceleri güçlüydü ve boyun eğmedi. Bu yüzden söylediklerini yazdı. Memurlar bunun yeterli olmadığını söyledi ve kızım onlara beş farklı versiyon verdikten sonra bile daha fazlasını talep ettiler.

Kızımın bu süreci atlatamayabileceğinden endişelendim. Kaygımı fark edince bana güvence verdi ve şöyle dedi, “Anne, bana güven. Shifu Li’ye ya da Dafa’ya karşı hiçbir şey yapmayacağım. Dafa kalbimde ve son sözü Shifu söyler. O memurların söylediklerinin hiçbir önemi yok. İyi olacağım.” Kendimi rahatlamış ve güven içinde hissettim.

Benimle konuştuktan sonra altıncı versiyon olarak şunu yazdı, “Falun Dafa doğrudur. Çin Komünist Partisi kötüdür ve ona karşı çıkmalıyız.” Ardından bunu memurlara vermek üzere dışarı çıktı.

Eve döndüğünde kızım, “Anne, Shifu beni korudu ve bu sınavı geçtim!” dedi. Yazdıklarıyla memurların hiçbir şey yapamadığını ve içlerinden birinin, “Tamam, burada bitirelim ve eve gidebilirsin,” dediğini anlattı.

Bu sıkıntıyı atlattıktan sonra kızımın Shifu Li’ye ve Dafa’ya olan inancı daha da güçlendi. Falun Dafa öğretilerini çalışmaya başladı, egzersizleri yapıyor ve artık gerçekten xiulian uyguluyor.

Orijinal Çince makale